tüp bebek nedir aşamaları nelerdir?

nilgun
Bu konuda öncelikle ben yazmak istedim. Tüp bebek nedir kısaca bilgi verip, aşamalarından bahsedeceğim.

Tüp Bebek Nedir

Bir yıldan uzun süre boyunca, korunmadığı halde bebek sahibi olamayan çiftler, üreme zorluğu çekiyor kabul edilir. Bu durumda, hekim kontrolü altında belirli tedaviler görmeye başlarlar. Bu tedaviler, yumurtalıkları uyarma, erkekte sperm sayısını arttırma ve aşılama gibi uygulamalardır. Bu uygulamalar sonucunda gene hamilelik elde edilmezse, tüp bebek tedavisi uygulanması gerekir.

Tüp Bebek Aşamaları

Tüp bebek tedavisi, uzun süre korunmadığı halde çocuğu olmayan çiftlere ve çocuk oluşumuna engel olan özel rahatsızlık durumlarında uygulanmaktadır. Tüp bebek tedavisine karar verilmeden önce, kadın ve erkek belirli tetkiklerden geçmektedir. Bunlar, kan tahlilleri ve ultrason uygulamalarıdır.
Tahlil yapılmasındaki amaç, hastaların bebek sahibi olamamasının altında yatan nedenleri bulmaktır. Çünkü tüp bebek tedavisi, bu hastalıklara göre uygulanacaktır. Yapılan tahlillerden ve anlaşılan bilgiler ışığında, kadına ilk regl döneminden hemen sonra, yumurta gelişimini sağlayacak olan hormon tedavisine başlanır. Bu ilaçlar, göbek bölgesinden deri altına enjekte edilen, ince iğneler ile doz olarak günlük 1 tane ile başlar. Bu iğneleri, hasta rahatlıkla kendisi yapabilmektedir.Tüp bebek tedavisinin bu aşaması en zahmetli dönemidir diyebiliriz.

tüp bebek nedir aşamaları nelerdir
Yumurta gelişim süresi olan 1 hafta – 10 gün içinde, ultrason ve kan tahlilleri ile gelişim takip edilir. Yumurtalar belirli olgunluğa geldiği zaman çatlatma iğnesi verilerek, yumurtalar çatlatılır. Bu iğneden en geç 36 saat içinde, cerrahi bir operasyon ile yumurtalar aspire edilir, yani toplanır. O gün, baba adayından alınan spermler ile laboratuar ortamında, yumurta ile sperm bir araya getirilir. Böylece hücresel çoğalma, embriyo aşamasına kadar devam eder. Bazen, tüp bebek merkezlerinde 1-2 gün veya 4-5 gün sonra, anne karnına ince bir kateter yardımı ile embriyo transferi yapılır. Bu uygulamadan 1 saat sonra, hasta evine yollanır. Yaklaşık 10 gün sonra, kan tahlili ile uygulamanın başarısına bakılır.

Ülkemizdeki uygulamalarda başarı oranı yüksektir.Ülkemizde bulunan tüp bebek merkezleri genel olarak dünya standartlarını yakalamış ve gerekli donanımı temin etmiş merkezlerdir.Tüp bebek uygulamaları, 30 yaş altı hastalarda yaklaşık %70-80 oranında başarılı sonuçlar vermektedir. 30 yaş üstü ve 40 yaşlarında bu oran düşmektedir. Tüp bebek aşamaları hakkında daha detaylı bilgiye aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz.

özgüven nasıl kazanılır?

semihturk
Özgüven, hepimiz için önemli bir yere sahip olan kişisel bir özelliktir. Bana göre özgüven, kişilerin zorluklara karşı mücadeleci bir yapıya sahip olmasına neden olduğu gibi, aynı zamanda da kişilerin toplum içinde önemli bir konuma da sahip olmalarında yardımcı olan en önemli etmenlerden biridir.

Hepimiz toplum içinde yüksek özgüvene sahip olan insanlar olmak isteriz, özgüveni yüksek olan insanlara belki de özenir ancak yapısal olarak onlar gibi olmayı da bir türlü başaramayız. Aslına bakarsak birçoğumuz özgüvenin çocukluktan itibaren aşılandığını ve kişiler çocukluktan itibaren çekingen bir yapıya sahipler ise özgüvenlerinin de ileride asla yüksek bir seviyeye ulaşamayacağını düşünürüz. Aslında evet!

Birçok araştırmalara baktığımda özgüvenin ciddi anlamda çocukluk döneminde aşılandığını görüyoruz. Aile bireyleri tarafından yüksek özgüvene sahip olarak yetiştirilen çocuklarda ilerki yaşamlarında da toplum içinde ön planda yer aldıklarını söylemek mümkün. Ancak; bana göre özgüven ilerki yaşamımızda da kazanabileceğimiz bir durumdur. Yeter ki kişiler bu başarıyı elde etmek istesinler…

Örneğin; yakın bir arkadaşım yeteneği olduğu düşündüğü bir konuda dahi özgüvene sahip olmadığı için o konu üzerinde atılım yapmaktan son derece çekiniyordu. Uzun yıllardır bu iş üzerinde uğraşmadığı için de şuanda o işi beceremeyeceği konusunda birçok şüpheye sahipti. Ben de arkadaşımın o konu üzerinde özgüvenini geri kazanabilmesi için tek çarenin denemek olduğunu, denemek ve görmek olduğunu düşünüyordum.

Daha sonra arkadaşım konusu üzerinde yeniden hatırlamalar amacıyla araştırmalar yaptı, konuya hala hakim olduğunu gördü ve bu işi başarabileceği konusunda bilgileri tazelendikten sonra kendine güveni geldiğini belirtti. Daha sonra arkadaşımın yeteneği olan konu üzerinde son derece başarılı olduğunu gözlemlerken, aynı zamanda da yüzünün güldüğünü de görebiliyordum.

beyin felci nedir nasıl tedavi edilir?

sevimkeskin
Günümüzde daha sık görülmeye başlayan beyin felci halk arasında inme olarak bilinir. Beyin ve boyunda oluşan şişmeler bu hastalığa neden olur. Ayrıca beyne yeterli miktarda oksijen gitmemesi de bu hastalığa sebep olur. Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülebilen bir hastalıktır. Özellikle 2-2,5 kg olan bebeklerde daha sık görülür.

Dört çeşit felç vardır. Bunların içinde en önemli olanı beyin felcidir.Spastik beyin felci en çok görülen türdür. Bebeklerde görülen beyin felci ise ileri ki yaşlarda hayat kalitesini önemli oranda etkiler. Beyin felci geçiren çocuklar daha sinirli ve agresif olurlar. Bu hastalık vücudun belli bölgesini veya sadece kol veya bacakları etkileyebilir. Hareket kabiliyeti kısıtlanan çocuk normal olarak inatçı ve sinirlidir.

Bu hastalık kendini anlama güçlüğü ve konuşma güçlüğüyle gösterir. Ayrıca sağ ve sol kolu hareket etme kabiliyeti güçleşir. Tedavi sürecinde ilk önce hastalığın daha fazla ilerlemesini önlemeye çalışılır. Bu hastalığın kesin tedavisi yoktur. Sadece hastanın hayatını daha rahat sürdürebilmesi için önlemler alınabilir. Fiziksel tedavi tedavi yöntemleri arasındadır. Yapılan egzersizler hastanın oynatamadığı eklemlerini yumuşatır. Böylece ağrıları da azalmış olur.

Geçmiş olsun diliyorum...

çocuk eğitiminde kavram öğretimi nasıl yapılır?

bebegim
Çocukların okul öncesi kavram öğretimi eğitim başladığında büyük bir adım öne geçmesini sağlar. Ancak çocuklara kavramları doğru şekilde öğretmek düşünüldüğü kadar kolay değildir. Araştırmalar sonucunda elde edilen sonuçlar sayesinde pek çok teknik geliştirilmiştir.

Bu tekniklerden kısaca bahsetmek gerekirse;

1. Obje Tanıma:


Kutuların içine obje koy, bulsun. Objeleri yükseğe dizin. Top atın obje düşünce adını söyleyin. Objeleri eleştirin, obje-yer oyunu oynayın. (Tencere mutfakta olur) Mutfağa gidin. Yiyeceği şeyin resmini bulup gösterin.

2. Renk Tanıma :


4 ana renkten mandallar alın. Sarı-kırmızı-mavi-yeşil. Kırmızı kutuya kırmızı mandalları, mavi kutuya mavi mandalları atın... renkli objeli resimler kesin. Sarıyı, maviyi... bulsun. Bowling Lobutlarını verirken rengi söyleyin. Ona vurmaya çalışsın. Renkli-parlak kağıtları şekil, şekil kesin. Kutuya renk ve şekillerini söyleyerek atmasını söyleyin.

3. Şekil Tanıma


Şekilleri üzeri şekilli kutulara attırın, isimlerini de söyleyin. Kırmızı ayı, kırmızı kutuya. Mavi bebek, mavi kuyuya... Şekiller için de kutu yapabilirsiniz.

4. Zamir :


Aile fotoğraflarına bakarak ben, sen, o , biz gibi kavramlarını söyleyin. Bir ağaç kesin, dallara annenin, babanın, kardeşin resimlerini assın. Zamirler, normalde 3 yaşında kullanılmaya başlar.

5. Var - Yok Kavramı :


Resimli kartlar koyun. Araba var, ev var, çiçek var deyin. Resimlerle cümleleri eşleştirin. Araba var mı deyin? Yine araba var cevabını söyletin. Bir nesneyi kutu içine veya avucunuza saklayıp, bulmasını sağlayın.

6. Zarf Kullanma :


İçinde, altın, üstünde, yanında gibi zarfları kendi cümlelerinde kullanmadan önce bu yer bildiren kelimeleri, duyduğunda anlaması gerekmektedir. Bu kavramları önce çocuğa tanıştırın. Masanın altındasın, sandalyenin üstündesin gibi. Küçük oyuncaklar vererek masanın altına koy, "kutunun içine at" gibi komutlar verilebilir. İçinde - içine koy, üstünde – üstüne koy sonra nerede kavramı yerleştirilir. Masanın altında.... vb.

7. Evet - Hayır Kullanma :


Pek çok çocuk kendisine sorulan soruları cevaplamakta güçlük çektiğinden sizin cümlelerinizi tekrar ederler. Ekolali denen bu durum her çocukta 3 yaşına kadar görülebilir. Çocuğun nefret ettiği objeyi seçin. Örneğin: yıkanmak ister misin, uyumak ister misin? Daha sonra "evet" cevabı verilebileceği sorulara geçin. Hayır da olduğu gibi yardımınızı azaltın. Çikolata ister misin? Evet...

8. Bilmiyorum Kullanma :


İletişim problemi olan çocuklar daha önce bilmedikleri sorularla karşılaştıklarında ya soruyu tekrar etmek ya da bambaşka bir yerde duydukları ilgisiz cümleyle karşılık vermek yolunu seçerler. "Bilmiyorum" u öğretmeniz gerekmektedir. Bunun için önce çocuğunuzu cevapları bilmediği soruları belirleyin "İspanya" nerededir? "Maldivler" güzel mi?... vb. Sonra adın ne, kaç yaşındasın? gibi sorular sor. (alçak sesle) Öğretmen (anne) güneş nereden doğar? ( alçak sesle) bilmiyorum. (yüksek sesle) normal ses tonuyla sorduğunuzda "soruyu bilmiyorum" demeyi öğrendikten sonra bildiği soruya geçin.

seo nasıl yapılır?

seouzmani
SEO hakkında bilginiz yoksa en kolay yapabileceğiniz temel seo çalışmalarından kısaca bahsedelim! Seo nasıl yapılır sorusuna başlangıç niteliğinde olabilecek bir kaç basit çalışma vardır. Bunlar size en azından üzerine inşa edebileceğiniz bir temel oluşturur.

En kolay SEO çalışmaları

1 - Resim Optimizasyonu:
Resim optimizasyonumuzda, günümüzün web site sahipleri gerekli özeni göstermiyorlar, her şeyi koda, backlinkle, tanıtım yazısına yada özgün makaleye bağlıyorlar. Fakat Seo'nun asıl merkez aldığı şeyi yani ziyaretçileri unutuyorlar. Resim ile ziyaretçi arasında nasıl bir ilişki var diyebilirsiniz. Mesela bir resmin boyutu 500 kilobayt , bizim sitemiz F sitesi olsun, ve bizimle aynı başka bir sitede S sitesi olsun, bir ziyaretçi ilk olarak bizim sitemize gelsin fakat istediği konuyu açana kadar, ziyaretçiyi sıkacak kadar zaman harcasın. Daha sonra ziyaretçi alttaki, sağdaki, soldaki diğer konulara girmek istemeyecektir bir daha bu kadar zaman kaybetmemek için ve girdiği konuya hemen girip çıkacaktır. Daha sonra bizim bir sıra altımızdaki S sitesine girsin ziyaretçi, bu sitenin resimleri bizimle aynı olsun fakat resim optimizayson programları yada sitelerinden resimleri boyutlarını küçültmüş olsun. Ziyaretçi bizimle aynı resme ve verdiği bilgi hemen hemen aynı olan bu siteye bizden daha hızlı girecek haliyle de hızlı bir siteye girince site içi gezinme söz konusu da olabilecektir ilgisini çeken konular olduğu taktirde. Bu arada resim optimize ciddi anlamda boyut düşüren bir sitemdir. Başta da yazdığım o 500 kilobaytlık bir dosyayı 300 civarında yapabilir. (bu ordan - + 100 kilobayt arasında sapabilir). 1 resimden 200 ortalam 200 kilobayt tasarruf etti de ne olmuş diyebilirsiniz fakat film sitelerini düşünün, resim sitelerini düşünün kısacası görselliğinde ciddi anlamda bir arada kullanıldığı bir site düşünün ve ortalama bir film sitesinin ana sayfasındaki resim boyutu 35 ile 55 arasında değişmektedir. Tüm bu resimlerin optimizasyonu ziyaretçiyi daha hızlı gezindiği için konulara tıklamaya teşvik eder ve sitenize gelen arama motorlarının sitenizde daha iyi çalışmasına, daha hızlı çalışmasına olanak sağlar haliyle de siteniz yükselir. Bundan ne çıkartmalıyız hocam diyebilirsiniz. Bundan bir web sitesinin yükselmesi için, site hızı ve ziyaretçinin sitede geçirdiği oran ve ziyaretçinin normal arama motorlarından girdikten sonra o girdiği konudan başka konulara da tıklaması sonucunda arama sonuçlarında yükseldiğimizi fark edebileceğiz. Tüm bunlara bağlı olarak arama motorlarının hızlı gezinmesi sonucunda yani daha hızlı index alacağız.

2 - Özgün Olmak
Yukarıda da yazdığım gibi bir internet sitesinin, arama motorları tarafından yükselişte olması için özgünlük şart. Neden diyeceksiniz size şöyle bir şey açıklayayım, google gibi global bir arama motoru kopya içeriği indexlemiyor, bu içeriği indexlemeyince o konunuzun arama motorlarından ziyaretçi çekmesi beklenemez çünkü, arama motorlarında çıkmayan bir şey, yani olmayan bir şey ziyaretçi çekemez. Durum böyle olunca da özgün yazmamız gerektiğini anladık tamam. Şu özgünlük bölümünü bitirmeden önce son bir şey demek istiyorum. Mesela bunca zamandır hep başkalarından kopya içerik yaptınız ya , yada 1 kerede olsa başkalarından kopya içerik yaptınız fark etmiyor, işte o bir kopya içerik bile arama motorlarının kendi çerçevelerinde sitenize eksi puan vermelerine ve bir daha sitenize uğramamalarına, uğrasalar bile ciddi anlamsa geç indexlenmenize, bu indexlenme olurkende başka birinin sitenizdeki o özgün yazmış olduğunu içeriği kopyalayıp kendi sitesine kopyalaması için yeterli bir süre kadar geç indexleyebiliyorlar. Sizin siteniz indexlenmeden başka bir sitede indexlendiği için yazınız siz bir eksi puan daha alıyorsunuz.

3 - Meta tagları kullanmak
Meta tagları şöyledir, önce kaç tane olduğunu yazayım h1 h2 h3 h4 h5 h6 neden böyle yazdın da meta tagları h6 ya kadardır yazmadın derseniz bazıları nette en çok dolaşan h1 h2 ve h6 yı yapıyor sadece sitelerine buda eksi puan arkadaşlar. Şimdi bunları detaylı inceleyelim. En sonunda da nasıl kullanıldıklarını yazacağım.
H1 meta tagı = bir web sayfanızın anahtar kelimesidir arkadaşlar bunu seçerken, mesela siteniz yorum sitesiyse yorum yap tarzı bir şey yazabilirsiniz.

Bunu yaparak web sitenizin footereine eklerseniz, arama motorların tarafından footer her sayfada gösterileceği için + puandır
H2 meta tagı = internet sayfanızın alt başlığı , biri web sayfanızın bölümlerine puan verin dese siz ne yapardınız gibi bunuda örnek vereceğim tekrardan kategorimiz mesela bir dizi adı The Vampire Diaries incelemesi ve yorumları olsun diyelim. Sizde kategorilerinizde bunu tuttunuz. Hemen bu kategorinin başına meta taglarımızı eklersek olayı çözmüş oluyoruz. Bence seoda önemli olan bir tek h1 ve h2 var. Diğer meta etiketleri de bir işe yarıyor fakat bunlar kadar değerli değiller. Yani sadece bu 2 sini ekleseniz de olur.

4 - Sosyal Alanlar
Aslında bu sosyal alanlar indexlenme hızımız için de oluşturulmuş bir yardımcı yol diyebiliriz. Size bunun mantığını anlatayım hemen. Mesela çok popüler bir sosyal sayfadan sitenize yeni girmiş olduğunuz içeriğe link verdiniz hemen sitenize insanlar girmeye başladı (yüsek beğeniye yada takibe ulaşmış sayfalar içindir) sitenize doğrudan insanlar girince bu yol üzerinden ve başka popüler bir sosyal site üzerinden. Hemen google gibi arama motorları bunları fark ediyor ve çok hızlı bir şekilde indexleniyorsunuz.

şeker hastalığı nasıl geçer?

saglikliyasam
Şeker hastası olanlar mutlaka egzersiz yapmalı. İnsan bedeninde fazla kilolar değişik hastalıkların habercisidir. Hareketsiz yaşam insan vücudunun dengesinin bozuyor. İnsan vücuda ki çalışan sistemlerin düzenli işleyebilmesi için sistemli spor yapılması gerekir. Ancak egzersizler uzman kontrolünde yapılmalıdır.
şeker hastalığı nasıl geçer
Obezite olan kişilerde görünen Tip 2 diyabeti hastalığı olanlar vücuttaki fazla kaloriyi düzenli bir şekilde atmaları gerekmektedir. Vücuttaki yağları düzenli olarak yakılması da spor faaliyetlerin eksiksiz yapılması gerekir. Düzenli yapılan spor ve egzersiz, diyabet hastalığının sorunsuz yaşamalarını sağlar. Her gün bir saat süreyle yapılan egzersiz yağların yakılmasında etkili olur.

Diyabet hastalığı için egzersizin önemi olduğunu söyleyen medikal fitness danışmanı Murat Biçer, konu hakkında bilgi verdi; “Dünyada 382 milyon, ülkemizde ise 6,5 milyon kişi, diyabet hastalığı ile yaşamaktadır. Yaşlanan nüfus, sağlıksız beslenme, obezite ve teknoloji kullanımının günlük yaşamdaki artışına paralel olarak kendini gösteren hareketsiz yaşam biçimi, diyabet hastalığının hızla yaygınlaşmasına neden olmaktadır.

Diyabet, insülin eksikliği veya dokularda oluşan insülin rezistansı sonucu ortaya çıkan karbonhidrat ve yağ metabolizma bozukluğudur. Eksikliğinde veya direnç geliştiğinde; yağ dokusu ve iskelet kası hücrelerine glikoz girişi azalır. Karaciğerden glikoz çıkışı artar. Diyabetle mücadelede eğitim, doğru tanı ve tedavi yöntemlerinin uygulanmasının yanı sıra; düzenli beslenme ve egzersiz önemli yer tutmaktadır.”

“Egzersiz, kasların sistematik ve düzenli olarak çalışmasıdır. İskelet kasları, kan glikozunun vücutta en önemli kullanıcılarından bir tanesidir. Vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturdukları düşünüldüğünde, bu önem daha da artmaktadır. Fiziksel aktivite sırasında çalışan kaslarda enerji gereksinimdeki artış, glikozun ve yağların kullanımını da artırmaktadır. İnsülin duyarlılığı ve etkisi artar.”

Tip 2 diyabetik bireylerde enerji kullanım yollarına göre egzersiz iki şekilde yapılır diyen Murat Biçer, “Birincisi, Uzun süreli aktivite süresince vücuda enerji sağlamak amacıyla oksijenin kullanıldığı egzersizlerdir. İkincisi vücudun enerji ihtiyacını solunumdan karşılayan ve vücudu oksijensiz çalışmaya zorlayan egzersizlerdir.”

sosyal medya uzmanı nedir?

blogcu
Ben genellikle iyi içerik üretebilen kişilerin kendilerine bir blog açmalarını öneriyorum. Bunun nedeni bilgilerini paylaşma fırsatı bulurken aynı zamanda iyi de bir gelir elde etmelerini sağlamaktır. Diğer taraftan her geçen gün gelişen kullanıcı sayıları git gide artan sosyal medya da artık bir gelir kapısı haline geldi. İyi bir yazar olduğunuzu düşünüyorsanız, kaliteli içerik üretebiliyorsanız blog yazmak şart değildir. Hatta blog yazarlarından çok daha fazla kazanç elde eden pek çok sosyal medya yazarı vardır.

Yazılarınızı sosyal medyada paylaşın, kaliteli, özgün içerik üretin. Bununla birlikte takipçilerinizi arttırmaya çalışın. Sosyal medyadan gelir elde etmek için takipçi daha doğrusu aktif takipçi sayıları çok önemlidir. Düşünün ki pek çok marka satış yapabilmek için milyonlarca liralık reklam harcamaları yapıyor. Eğer belli alanda aktif bir takipçi kitlesine sahipseniz, bu markalar sizi bulacaktır. Bugün sadece ürün, hizmet değerlendirmeleri yaparak çok yüksek rakamlar kazanan sosyal medya yazarlarının sayısı giderek artıyor.

sosyal medya uzmanı nedir

Sosyal medya uzmanlığı bir meslek olarak kabul edildiğinden bununla ilgili kendinizi geliştirmelisiniz. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte her şey çok hızlı değişmeye başladı. Çok hızlı tüketen bireyler haline geldik. Bugün çok popüler olan bir şey yarın aklınıza bile gelmeyebilir. İyi bir sosyal medya yazarının trendleri yakından takip etmesi gerekir. Ancak bu takipten kastım alakasız her türlü trende kapılmak değildir. Gündemde neler var, insanlar nelerden bahsediyor sizin için çok önemlidir, bu konularda içerik üreterek daha fazla takipçiye ulaşabilirsiniz.

Bu noktada söylemeden geçemeyeceğim bir konu ise twitter gündeminde yer alan popüler etiketleri alakalı alakasız sırf görünmek için kullanan aciz twitter kullanıcıları var. Gündemi takip etmekten kastım kesinlikle bu değil. Gündemdeki size yakın olan bir konuda takipçi kitlenizin özelliklerine de uygun şekilde kaliteli içerik üretmelisiniz.

Gündem hakkında bilgi almak isteyen sosyal medya kullanıcıları sizin içeriğinizi bir şekilde bulacak ve gelecekte sizin buna benzer içerikler paylaşacağınız ümidiyle sizi takip etmeye başlayabilecektir.

dışlanmaktan neden korkarız?

kirmizikalem
Farklı olmak, diğer insanlardan ayrışmak, farklı düşüncelere sahip olmak toplumda dışlanmanıza neden olabilir. Bu belli bir yerden sonra insanı rahatsız eder ve toplumca kabul gören haline doğru zorla da olsa dönüşür.

Peki dışlanmaktan neden korkarız?

Her insan kendine göre farklıdır. Farklı olmak aslında topluma renk katan fayda sağlayan bir unsurdur. Farklıyım, ben varım ve buradayım diyebilmek özgürlüktür. Bizim gibi hayata gri bakan toplumlarda farklı olmak bedel ödemek demek. Toplumsal kuralların içinde o kadar boğulmuşuz ki yeter artık ben griyi değil kırmızıyı tercih ediyorum diyemiyoruz.

Dışlanmaktan o kadar korkuyoruz ki yüzümüzde maskelerle dolaşıyoruz. Olamadığımız, yaşayamadığımız kimliklerle rol yapıyor el alem ne der psikozu içinde yok oluyoruz. Bu psikolojiyle çocuklar yetiştiriyor sonra da hasta toplum yaratıyoruz. İşin en kötü tarafı kendimiz farklı olmak için yanıp tutuşurken birisi bunu başardığı zaman paçasından çekip yok etmeye çalışıyoruz. Kendi korkularımıza başkalarını da hapsetmek gibi kolay olanı seçip rahatlıyoruz.

Farklı olmak için, dışlanmaktan korkmamak için aynanın karşısına geçip, ben faklı olmayı seçiyorum ve varım diyerek kendinizle yüzleşin. Bir kadın olarak bütün hemcinslerimi psikolojik ve sosyolojik korkulardan uzak, farklı, özgür olmaya çağırıyorum.

en iyi soru cevap sitesi hangisi?

editor
Bu soruyu görünce ilk olarak biz cevap yazmak istedik. Cevap.org olarak en iyi soru cevap sitesi olmak adına çıktığımız yolda henüz yolun başındayız. Yavaş ama emin adımlarla kullanıcılarımıza soru cevap konsepti üzerinde bir sosyal ağ oluşturarak herkesin bundan faydalanmasını sağlamak için çok emek harcıyoruz. Bugün olmasa da önümüzdeki kısa sürede Türkiye'nin en iyi soru cevap sitesi olmak için elimizden geleni yaparak hedefimize ulaşacağımızı ümit ediyoruz.

Bir soru cevap sitesinin ötesinde bir platform oluşturmak bizim için öncelikli hedeflerimizden. Bu noktada bu sorunun cevabını merak edenler için cevap.org'da neler yapılabileceğinizden bahsetmek istiyoruz.

en iyi soru cevap sitesi hangisi

İstediğiniz konuda soru sorabilirsiniz


Bir soru cevap sitesinde olmazsa olmaz özellik olarak hiçbir kısıtlama olmaksızın, tamamen sizin ihtiyaçlarınıza ve yaratıcılığınıza bağlı olarak dilediğiniz konuda soru sorabilirsiniz.

Tüm sorulara cevap verebilirsiniz


Cevap.org yazarları bildikleri konular hakkında bilgiye ihtiyacı olan insanlara yardımcı olmak için istedikleri şekilde cevap verebilirler. Her insanın farklı ilgi alanları vardır, bu ilgi alanlarına giren konularda hiçbir sınırlama olmadan fikirlerini ve bilgilerini paylaşabilirler.

Soru türleri konusunda hiçbir sınırlama olmadığı için çok çeşitli alanlarda sorular sorulabilir. Bunların içerisinde bilgi arayışı olduğu gibi, fikir, öneri, görüş, tavsiye, tecrübe vb. birçok soru kullanıcılarımız tarafından sorulabilmektedir. Bu konularda hem kendinizi ifade ederken hem de konulara yeni bir bakış açısı getirebilirsiniz.

Cevap yazarken içerik hakkında daha fazla bilgi için internet sitelerine link verebilirsiniz. Örneğin bir blog yazarı veya bir ürün, hizmet satışı yaptığınız bir web site sahibisiniz. Cevap.org'da sorulan bir soruya cevap verirken sahip olduğunuz veya daha fazla bilgiye sahip olduğunu düşündüğünüz web sitelerine link vererek blog veya web site trafiğini arttırabilirsiniz.

Cevap.org'un giderek yükselen alan otoritesi sayesinde web site veya bloğunuza link çıkışı sağlayabilirsiniz.

Medya Olanakları


Soru veya cevaplarınızın kalitesini yükseltmek veya geliştirmek amacıyla kolayca resim veya video ekleyebilirsiniz. Bazen resimler kelimelerden çok daha fazla şey anlatabilir, bunu kolayca kullanabilirsiniz.

Cevabınıza bir tıkla youtube videosu ekleyebilirsiniz. Bu cevabı okuyanların daha fazla bilgi almasını sağlarken daha da eğlenceli bir hale getirebilir. Burada özellikle youtuber veya video geliştiriciler kendi kanallarında yer alan videoları paylaşabilir hem kitlesini arttırırken hem de videolarının izlenme sayılarını arttırabilirler.

Yazarları takip edebilirsiniz


Soru soran veya sorulara cevap veren tüm yazarları ilgi alanınıza göre takip edebilirsiniz. Takip ettiğiniz kişilerin sorduğu sorular ve cevaplar hakkında bildirim alırsınız. Böylece ilgili olduğunuz alanda soru ve cevapları yakından takip edebilirsiniz. Bu kişiler ve içerikleri ile etkileşimde bulunabilirsiniz.

Mavi tık hesap doğrulama


Şimdilik sınırlı sayıda olan mavi tık uygulamamızla bazı kullanıcılarımızın hesapları doğrulanmaktadır. Sosyal medyada sürdürülen bu uygulama kullanıcıları güvenini ve yazdıkları içeriğin kalitesini belli eden önemli göstergelerden biridir. Örneğin sitemizde sağlı sorunları ile ilgili cevap yazan bir doktor doğrulanmış bir hesapla daha güven veren cevaplar yazabilir. Kullanıcılar bu sayede okudukları cevapların konuyu bilen bir uzman tarafından yazıldığını bilirler.

Cevaplar ile etkileşimde bulunabilirsiniz


Beğendiğiniz cevaplara artı veya eksi oy vererek okuyucuların bu cevap hakkında bir izlenim edinmelerini sağlayabilirsiniz. Örneğin bir cevap fazla artı oy almışsa bunun kaliteli ve faydalı bir içerik olduğunu anlar veya tam tersi durumda yanlış bir bilgi veya kötü bir cevap olduğunu anlayabilirsiniz. Bu sayede cevaplar bir şekilde kullanıcılarımız tarafından kalite kontrolden geçer.
Bununla birlikte beğendiğiniz cevapları sosyal medyada kolayca paylaşabilirsiniz.

Uygunsuz, şiddet, yanlış bilgi, telif hakkı gibi sorunlar olduğunu düşündüğünüz cevapları kolayca şikayet edebilir bu içeriklerin yayından kaldırılmasını talep edebilirsiniz.

Kullanıcılar arasında mesajlaşma


Cevap.org soru cevap sitesi olarak bir sosyal platform yaratmak adına kullanıcılarına kendi aralarında mesajlaşma imkanı sunmaktadır. Bir soru veya cevap ile ilgili istediğiniz kişilerle mesajlaşabilirsiniz. Yazdıkları cevaplar yada sordukları sorular hakkında özel mesaj göndererek daha fazla bilgi alabilirsiniz. Bununda ötesinde ortak ilgi alanlarınız hakkında bilgi, tecrübe, fikir sahibi olan kişilerle kolayca iletişime geçebilir, sohbet edebilirsiniz.

Bununla birlikte arkadaşlarınızı veya bazı konularda bilgili kişileri cevap.org'a davet ederek puan kazanabilirsiniz. Puan tablosundaki yerinizi yükseltebilirsiniz.

Soru cevap arama


Sitemizde yer alan arama motoru sayesinde arama kelimesini yazarken sitemizde konu ile ilgili tüm içeriği canlı bir şekilde görebilirsiniz.

Güncel konular


Cevap.org'da gündemdeki konular hakkında sorular sorulmakta ve cevaplar verilmektedir. Ana sayfada tüm gündemdeki soruları görebilir. Gündem hakkındaki sorulara cevaplar verebilirsiniz.

Türkiye'nin en iyi soru cevap sitesi olmak için sürekli geliştirmelerde bulunuyoruz. Yukarıda cevap.org'da bulabileceğiniz temel özelliklerden kısaca bahsettik. Bu özellikler kullanıcılarımızın talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda sürekli geliştirilecektir.

Önceliğimiz sitemizde kaliteli ve faydalı cevapların varlığını ve devamlılığını sağlayarak ihtiyaçları olanları bu cevaplarla en kısa yoldan buluşturabilmektir. Cevap.org bir gün Türkiye'nin en iyi soru cevap sitesi denince akla ilk gelen isim olacaktır.

Önerilerinizi bizimle iletişime geçerek kolayca paylaşabilirsiniz.
https://cevap.org/iletisim
İlginiz için şimdiden çok teşekkür ederiz…

en iyi adsense alternatifi reklam veren siteler hangileri?

girisimci
Yerli Google Adsense Alternatifleri

Admatic

Yerli reklam ağı girişimlerinin başında gelen admatic, adsense kadar yüksek gelir sunmasa da belli bir kaliteye ve kitleye ulaşmış web siteleri kolayca kabul olabilmektedir. Admatic sektördeki payını giderek arttırmakta ve reklam verenler tarafından tercih edilmektedir. Durum böyle olunca teknolojisini yenileyen ve daha fazla yayıncıyı bünyesine katmaktadır.

ReklamStore

Dijital reklam sektöründe teknolojisi ve Türçe içerikli web sitelerinin kalitesini arttıran yaklaşımı ile önemli bir Türk adsense alternatifi olan Reklam store video reklam alanında da sektördeki popülerliğini arttırmaktadır. Websitenizde özellikle video yayını yapıyorsanız video önü video reklam göstererek iyi kazanç elde edebileceğiniz bir alternatiftir. Düzgün bir raporlama ve ödeme sistemine sahip olan reklamstore düşük gelir sunsa da en iyi Türk adsense alternatifi olarak değerlendirilebilir.

Adhood

Özel reklam stilleri belirleyebildiğiniz adhood yine en iyi Türk adsense alternatiflerinden bir tanesidir. Reklam gösterim şekli ve kullanım olarak adsense'i örnek alan adhood tıklama başı ödeme ücretleri göz önünde bulundurulduğunda ne yazık ki adsense kadar yüksek seviyelere çıkamamaktadır.

araba nasıl icat edildi?

mehmetaksoy
Aslında arabanın icat edilme serüveni tekerliğin bulunması ile beraber başlar. Tekerleğin icat edilmesinden sonra ilk olarak hayvanlar kullanıldı. Binek hayvanlarına bağlanan tahta parçalarına monte edilen tekerlekler ilk at arabalarını ortaya çıkarmıştır.

Çok ilkel ve yavaş olan bu sistem zamanla gelişti. İlk motorlu taşıt alma bir bilim adamı tarafından yapıldı 1885 yılında Alman Karl Benz motorlu bir taşıt icat etti arkasından otomobilin ilerleyişi çok hızlı bir şekilde oldu. Karl ın hemen arkasından 1891 yılında, Fransız Rene Levassor bilinen ilk klasik tip arabayı icat etti.

Arabaların icat edilmesini arkasından hemen hız yarışları ortaya çıktı ve İlk otomobil yarışı 1895 yılında Paris-Rouen arasındaki 80 kilometrelik mesafede yapılan güvenilirlik denemesiydi. Türkiye de ki ilk yerli otomobil cemal gürselin girişimiyle yaptırılan devrim arabalarıdır. Günümüzde hayatımızın olmazsa olmazı durumuna gelen arabalar sürekli gelişerek hayatımıza hız katmaktadır.

corona virüs salgınından işleriniz nasıl etkilendi?

mehmetaksoy
Korona virüsüyle ilgili kendi işimden çok ülkemizdeki küçük işletmelerin nasıl etkilendiği hakkında birkaç fikrimi paylaşabilirim.

Ülkemizde ilk mart ayında görülen covid vakalarının ardından pek çok hızlı tedbir alındı. Bu tedbirlerden ilki dünyadaki örneklerden de yola çıkarak bazı işletmeleri kapatmak oldu. Bunların başında kafeler, restoranlar, lokantalar, berberler vardı. Mart ayından bu yana neredeyse 3 ay geçti ve bu işletmelerin bir çoğu halen kapalı yada müşteri gelmiyor.

Zaten devam eden krize bağlı işleri çok iyi olmayan işletmeler ne yazık ki kapanma evresine girdi. Yaklaşık 3 aydır hiç gelir olmadan bütün maliyetlere katlanmak özellikle küçük işletmeler için hiç kolay değil. Devletin sağladığı belli miktarda krediler günü kurtarmaya yardımcı oluyor ancak uzun vadede salgının atlatılması çok önemli.

Bu durumlarda olan işletme sahiplerine tavsiyem morallerini bozmasınlar, maliyetlerini en aza indirsinler, salgın sürecinde satışlarına devam etmenin yollarını arasınlar, bunlar internet satışı, telefonla sipariş veya gezici satış vs. olabilir.

çekingenlikten nasıl kurtulurum?

bilgili
Çekingenlik hemen her yaşta görünen, hayatımızın içinde olan bir problem. İş hayatına yeni adım atmışsınız, bu gibi durumlarla karşılaşmanız gayet doğal. Yaşadığınız durum size özgü değil merak etmeyin. İnsanlar bundan kurtulmak istiyor ama nasıl yapacaklarını bilemiyorlar, tabi buda onların hayatlarını başta iş hayatları olmak üzere büyük açıdan etkiliyor. Peki çekingenlikten nasıl kurtulursunuz, bu çekingenlik nasıl derinlere gömülebilir.

Bahsedeceğim adımlar bir anda olacak, hemen etki etmesini beklememeniz gereken adımlardır. Bunları yaparsanız, çekingenlik duygunuzu olumlu yönde etkilendiğini göreceksiniz.

Okumak: Çevrenizle iletişim kurmak için okumak çok önemlidir özellikle etkili konuşma ve diksiyon kitapları size çevrenizle iletişim kurmada çok yardımcı olacaktır.

Kaçmayın: Bir ortamda kendinizi kötü hissederseniz ya da korkarsanız o ortamdan kaçmak yerine korkunuzun üstüne gidin bu size daha iyi gelecektir.

Adres, Saat sorun: Dışarı çıkın ve herhangi birine saati ya da adresi sorun bunu durmadan yapın ne kadar insanla konuşursanız o kadar iyi hissedeceksiniz.

Görevlilerle Konuşun: Görevlilerle konuşmak en kolay olanıdır çünkü onlar size cevap vermek zorundadır. Bu da size konuşma alışkanlığı kazandıracaktır.

Giyim, Kuşam: insanların kıyafetiyle ağırlanır derler. Giyiminiz dışarıda insanlarla iletişime geçerken size yardımcı olmada büyük bir etki yapar, iyi giyimli biriyle herkes konuşmak ister buda sizin için büyük bir fırsattır.

Uzman Yardımı Almak: Son yapılması gerekendir. Artık kendiniz çekingenlikten kurtarmada başarılı olamıyorsanız yapmanız gereken bir uzmana danışmaktır.

Bu bahsettiğim adımlar mutlaka çekingenlikten kurtulmanıza yardımcı olacaktır. Ancak, tüm bunlarla birlikte içinizde özgüveni arttıracak, telkinlerde bulunmalı, çekingenlikle mücadelenizi öncelikle içinizde vermelisiniz.

Birde özgüven ile ilgili şu soruya bakmanızı tavsiye ederim. (bkz:Özgüven nasıl kazanılır?)

mhrs sistemi nedir nasıl kullanılır?

saglikliyasam
Hayatımızı kolaylaştıracak sistem sayesinde artık saatlerce kuyrukta beklemenize gerek kalmayacak. Böylece hem zamandan kazanmış olacaksınız hem de daha kısa sürede işinizi halletmiş olacaksınız. Bu sistem sayesinde insanların hastane köşelerinde beklemesi artık son bulacak. Teknolojinin sürekli ilerlemesi sayesinde artık yaşantımız hızla kolaylaşmaya başladı. İnsanlar bu yenilikleri kullanarak zamandan kazanmaya ve daha kolay ve basit şekilde işlerini halletmeye başladılar.

mhrs sistemi nedir nasıl kullanılır
Bu teknolojik gelişmelerin hastane gibi devlet kurumların da da ilerlemesi vatandaşlarımız kaçırılmayacak bir fırsat oldu adeta. Online randevu alma sistemiyle artık hastanelerde sıralarda beklemek zorunda kalmayacaksınız.

MHRS'nin açılımı Merkezi Hekim Randevu Sistemi anlamına gelmektedir. Vatandaşlarımızı sıra bekleme derdinden kurtaran bir sistem diyebiliriz. Ülkemizde tüm devlet hastaneleri için geçerli olan bir sistem. SSK randevu işlemleri MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) sayfasından gerçekleştirilecektir. Aynı zamanda bu sistem üzerinden randevu iptal işlemi de gerçekleştirilecektir. Hastane, aile doktoru, sağlık ocağından da SSK randevu sistemiyle muayene sırasını internetten alabilirsiniz. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerin yanı sıra 81 vilayetimizin tümünde MHRS randevu alma sistemi işlemektedir. Kuyrukta bekleme çilesine bir son olan bu sistem çok sağlıklı bir şekilde işlemektedir, aynı zamanda bu sisteme internetten giriş yapıp randevu sırası almanın yanı sıra istediğiniz doktoru da seçme hakkına sahipsiniz.

Sağlık Bakanlığı Türkiye'de sağlık sektörünün daha verimli işlemesi için Sağlıkta dönüşüm projesini yürürlüğe koymuş ve bu program kapsamındaki çalışmaları gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalardan biri de MHRS sistemidir.

https://www.mhrs.gov.tr/
Hastane randevusunu ALO 182'yi arayarak da gerçekleştirebilirsiniz. Ev, iş, cep telefonlarından 182 aranarak randevu alma işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Arama sırasında karşı taraftan cevap veren canlı operatör vatandaşın TC kimlik numarasını alıp doğrular ve hangi hastane ve doktoru seçeceğini asistana bildirir. Asistanın kendisine söylediği uygun tarih ve zamanda randevu alma işlemini gerçekleştirmiş olur.

kdv matrahı nedir?

hesapci
KDV oranları mal ve hizmet teslimlerinin bedelleri üzerinden hesaplanır. Kdv hesaplamasının yapılabilmesi için uygulanacak bir bedel olmalıdır. Bu bedel kdv matrahı olarak adlandırılır.

KDV hariç olarak belirlenen tutar kdv matrahına eşittir. Kdv dahil tutardan matrah belirlemek için uygulanan kdv oranına bölünerek bulunur.

Hesaplanan KDV

Muhasebe uygulamaları ve hesap düzeninde de yer alan hesaplanan kdv, kurumların mal ve hizmet teslimlerinden tahsil ettiği kdv tutarlarına verilen isimdir.

Bir firma bir fatura düzenlediğinde faturada yer alan kdv tutarı firmanın kasasına girmez. Aslında firma bu tutarı sizin adınıza devlete ödemek üzere sizden tahsil eder. Tahsil ettiği kdv tutarlarını devlete ödemekle yükümlüdür.

İndirilecek KDV

Gerçek kişiler haricinde tüm kdv mükellefi olan kurum ve kuruluşlar satın aldıkları mal ve hizmetler için kdv öder. Bu kurum ve kuruluşlar ödedikleri bu kdv tutarlarını muhasebe kayıtlarında indirilecek kdv adında bir hesapta takip eder. Bu tutarları devlete ödeyecekleri tahsil edilen kdv tutarından düşerek kalan kısmı öderler.

en iyi öğrenme yöntemi sizce nedir?

nilgun
Bu soruya cevap verirken öncelikle en iyi öğrenme yönteminin kişiden kişiye değiştiğini belirtmek gerekir. Çünkü insan beyninin çalışma şekilleri temelde aynı olsada bilgiyi işleme biçimleri birbirinden farklıdır.

Bu konuda birçok araştırma var, genelde hatırladığım kadarıyla benzer bir kaç öğrenme yöntemi üzerinde durulur. Bunlardan en bilinenler görsel öğrenme, işitsel öğrenme ve deneyimleyerek öğrenme. Bazı araştırma veya yayınlarda bunların sayısı daha fazladır ancak birbirine yakın yaklaşımlardır.

Okullarda eğitim kurumlarında üzerinde durulan görsel ve işitsel öğrenme yöntemidir. Bazı dersler için deneyimleyerek öğrenme yöntemleri de kullanılmaktadır. Okul dışında ise en çok deneyimleyerek öğrenmeden faydalanırız.

Çok dallandırmadan bu sorunuza verebileceğim cevap kişiden kişiye değişse de araştırmalara göre ve kendi gözlemlerime göre en iyi öğrenme yöntemi deneyimleyerek öğrenme yöntemidir.

pelesenk nedir?

rahatsiz
Pelesenk Farsçadan gelen bir kelimedir. Konuşurken lafı gereksiz kullanmak anlamına gelmektedir. Aynı isimle Afrika'da yetişen bir ağaç türüdür. Dillere pelesenk olmak terimi buradan gelmektedir.

TDK dahi pelesenk tanımını bu ağaca göre yapar.
TDK'ya göre Pelesenk: Kerestesi kırmızı kahverengi üzerinde mor, kara çizgili, hava kurusunun özgül ağırlığı 0,88 gr/cm3 olan değerli bir mobilya ağacı.

vizyon ve misyon nedir?

girisimci
Vizyon kısacası gelecektir. Dünyada herkes vizyon kelimesini kullanmakta. Her şirkette her liderde bir vizyonumuz vardır demektedirler. Vizyon şirket ve insanların geleceğe nasıl baktığını açıklayan bir kelimedir. Vizyon, insanın veya şirketin temel özelliklerinden yola çıkara, gelecekte ulaşmak istenilen rütbe veya dereceye vizyon denmektedir. Vizyon şirketin veya insanın kendisini gelecekte gördüğü yerdir.

Vizyon İle Misyon Arasındaki Farklar


Vizyon ve misyon her ikisi de bir varoluş kavramıdır. Vizyon bir insanın veya şirketin gelecekte olmak istediği yer, misyon ise bir insanın ve şirketin var oluş amacıdır. Her ikisi de insan ve şirket için kullanılan amacı aynı fakat anlamları farklı iki kelimedir. Bu iki kelime vizyon ve misyon insanların iş hayatında vazgeçilmez iki unsurdur. Bu ikisinden birisi olmazsa iş hayatında başarısızlıklar gelebilir. İkisi birbirini tamamlayan unsurlardır.

Vizyon ve misyon arasındaki farkı kısaca özetlemek gerekirse, vizyon gitmek istediğiniz noktayı, misyon bu noktaya nasıl gideceğinizi belirler.

Vizyon ve Misyon Örnekleri


Darüşşafaka vizyon / misyon
Vizyon: Darüşşafaka Eğitim Kurumları'nın; iyi eğitim imkânı olmayan yetenekli gençleri yetiştiren, Türkiye ve dünyanın en saygın ve en iyi eğitim kurumları arasında yer almasıdır.
Misyon: Darüşşafaka Eğitim Kurumları'nın; eğitimde fırsat eşitliğini sağlayarak yaşam boyu öğrenen, çağdaş, özgüvene sahip, topluma karşı her alanda sorumlu liderler yetiştirmesidir.

Kızılay vizyon / misyon
Misyon: Proaktif bir kurum olarak afetlerde ve olağan dönemde ihtiyaç sahipleri ve korunmasızlara yönelik yardım sağlamak, toplumda yardımlaşmayı geliştirmek, güvenli kan teminini gerçekleştirmek ve zarar görebilirliği azaltmak.
Vizyon: Türkiye'de ve dünyada, insani yardım hizmetinde model alınan, insanların en zor anlarında yanındaki kuruluş olmak.

Starbucks Misyon: İlham veren ve insan ruhunu zenginleştiren bir marka olmak. Her seferinde bizimle ilk tanışmanız ve ilk kahveniz olabileceğini düşünerek servis veriyoruz.

Turkcell vizyon / misyon
Vizyon: İletişim ve teknoloji çözümleriyle hayatı kolaylaştırmak ve zenginleştirmek.
Misyon: Turkcell, Türkiye'deki geniş kapsama alanı ve yurt dışında kullanım hizmetlerinin yaygınlığıyla, abonelerine kaliteli bir iletişim sunmayı amaçlar. Avantajlı tarifeler ve kampanyalar ile abonelerinin iletişim alışkanlıklarına uygun birçok alternatif sunar.

ODTÜ vizyon / misyon
Vizyon: Uluslararası düzeyde öncü, bölgesini ve dünyayı dönüştüren bir üniversite.
Misyon: Toplum, insanlık ve doğa için, evrensel değerler çerçevesinde, yaratıcı ve eleştirel düşünmeyi, yenilikçiliği ve liderliği besleyerek mükemmellik düzeyinde araştırma yapmak, eğitim vermek ve topluma hizmet etmektir.

düzenli ve sağlıklı yaşam için neler yapıyorsunuz?

leylayim
Sağlıklı yaşam için dengeli ve düzenli beslenmeye özen göstermek ve egzersiz yapmak gerekir. Yerinde bir soru olmuş, size kısaca önerilerimi aktarayım.

Günümüzde masa ve bilgisayar başında oturan kişiler hareketsiz kalmaktan dolayı hem kilo alıyorlar hem de düzensiz bir hayat sürdükleri için hastalıklara yol açmış olurlar. Kendimiz için bir şeyler yapmak istiyorsak dengeli ve düzenli beslenmeye dikkat etmek ve egzersiz yapmak şart. Sağlıklı ve düzenli bir yaşam için önerilerim:

- Zamanınızı iyi ve doğru değerlendirin. Boş zaman diye bir zaman parçası yoktur unutmayın ve bu sözü kullanmayın.

- Herhangi bir şeyin kabulü için karşı taraf dediğiniz kişi veya kişilerle tartışmayın. Bu hem kabulü imkansız kılar; hem de sinirlerinizi yıpratır.

- Sindirim sisteminin dinlenmesi ve vücuttaki zehirlerin atılması için haftada bir gün yalnızca meyve yiyin ve su için.

- Beyaz şekeri boş verin tercihiniz esmer şeker veya bal olsun.

- Evinizi eşya ile değil görmekten mutluluk duyacağınız şeylerle doldurun.

- İlk yardım bilgisi edinmeyi ihmal etmeyin.

- Kendine yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkalarına da yapmayın.

- Çocukları önce dinleyin ve anlamaya çalışın. Bunu asla ihmal etmeyin. Onlar sizi değil siz onları anlamak zorundasınız.

- Dostlarınızı dikkatli seçin.

- İnsanları sevdiğinizi kendilerine söyleyin.

- Her hata sebebiyle kendinizi veya başkalarını kınamayın. Hayatta her şey mükemmel olamaz değil mi?

- Güzel bir söz veya gülümsemeyle bile olsa mutlaka iyilik yap ve hiçbir iyiliği asla küçümsemeyin.

- Başka insanların yanında çocuklarınızın kusurlarını değil iyiliklerini söyleyin. Bu onları daha çok mutlu eder ve size saygı duyarlar.

- İnsanların gizlemeye çalıştıkları kusurlarını araştırmayın.