adsense ne kadar kazandırır?

seouzmani
Google adsense web siteleri için şu anda en yüksek kazanç sağlayan reklam ağıdır. Adsense ne kadar kazandırır konusunda net bir cevap vermek pek mümkün olmasa da size ipucu olabilecek birkaç bilgi verebilirim.

Adsense reklamlar için tıklama başına ödeme yapan bir reklam ağıdır. Dolayısıyla web site veya bloğunuza gelen ziyaretçi sayısı kadar tıklama olasılıkları da büyük önem taşımaktadır.

Bununla birlikte web sitenizde yer alan içeriğin de kazanç kapasitesiyle direk olarak bağlantılı olduğunu belirtmem gerekir. Çünkü sitenizde yer alan reklam alanlarında gösterilecek reklamlar cookiler aracılığıyla ziyaretçilerinizin ilgi alanına ve sitenizdeki buna bağlı içeriğe bağlı olarak değişecektir.

Örneğin sitenizde görünecek bir gayrimenkul reklamı ile bir web site reklamının tıklama başına kazanç oranı aynı değildir. Bu rakamlar reklam verenlerin belirlediği ücretlere göre değerlendirilir. Burada daha yüksek kazanç elde etmek isterseniz, daha yüksek reklam ödemesi yapılan konuları seçmekte fayda var.

Adsense ile ne kadar kazanırım?


Tüm bu bahsettiklerimden sonra adsense size ne kadar para kazandırabilir buna bakalım. Öncelikle web sitenizde reklam göstermeye başlamadan önce adsense politikalarını dikkatlice okumanızı tavsiye ederim.
https://support.google.com/adsense/answer/48182?hl=tr

Burada da belirtildiği gibi her bir sayfada en fazla 3 reklam gösterebilirsiniz. Bazı sitelerin bu kuralı deldiklerini görüyoruz, ancak kural bu yönde. Sadece buna farklı reklam türüyle ekler yapabildiğinizi belirteyim. Yani her bir sayfada 4 reklama çıkartabilirsiniz. Bunları ilerleyen süreçte geliştirebilirsiniz.

Adsense reklamları için tıklama oranı ve tıklama başına maliyet en önemli hesaplama unsurlarıdır. %0,5 - %2 arasında bir tıklama oranı adsense için ortalama olarak kabul edilebilir. Tıklama başına maliyet ise konunuza göre değiştiğini belirterek 0,50 TL ile 10 TL arasında bir ortalama belirlenebilir. Buna göre küçük bir hesaplama yapmak gerekirse.

adsense ne kadar kazandırır

Adsense kazanç hesaplama


Tıklama oranını % 1 ve Tıklama başına maliyeti de 1 TL olarak ele alırsak.
Web sitenizde 1.000 sayfa görüntüleme olduğunu varsayalım buna göre toplam 3.000 reklam göstermiş olursunuz. %1 tıklama oranıyla toplam 30 reklam tıklama öngörebiliriz. Buna göre 1 TL olan TBM ile 30 TL kazanç elde edebilirsiniz.

Bunun farklı varyasyonlarını hesaplamak için adsense kazanç hesaplama araçlarını kullanabilirsiniz.

adsense ne kadar kazandırır
http://wanaliz.com/adsense-kazanc-hesaplama/
Benim kullandığım wanaliz sitesindeki hesaplama aracı.

ek iş yapmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

girisimci
Ek iş yapmak istiyorum ne yapabilirim diyenlerdenseniz, tavsiyem öncelikle nasıl yapabilirim sorusuna cevap bulmanızdır.

Ek iş yapmaya karar verdiğinizde akla ilk gelen sorulardan birisi, hali hazırda bir işiniz varken nasıl ek iş yapacağınızdır.

Bu endişe ek iş yapmak isteyen hemen hemen herkesin ilk takıldığı noktadır. Bu endişelere son verecek cevapları bulmaya çalışacak ve bir an önce ek işinize başlamanızı sağlayacak yollardan bahsedeyim.

Başlangıç: Motivasyon

Hepinizin bildiği gibi hayat seçimlerden oluşmaktadır. Hergün aynı şeyi yaparak bir şeyleri değiştirmek imkansızdır. Bunun için adım atmak gerekir!

Bir ek iş yapmaya karar verdiğinizde aklınızda olması gereken bir gerçek var ki bunu her zaman hatırlamalısınız, “yaşamınızdan ödün vereceksiniz”. Çünkü ek iş yapmak zaman gerektirir ve bu zamanı gündelik işinizden geriye kalan zamanınızdan harcayacaksınız. Öncelikle kendinizi buna hazırlamalısınız.

Yaşamınızı bir gözden geçirin, hayatınızda nelerin eksik olduğunu belirlemeye çalışın. Hırslarınızı, istediklerinizi belirleyin yapacağınız ek iş ile bunları sağlayıp sağlayamayacağınızı öngörmeye çalışın.

Ailenizle, arkadaşlarınızla fikirleriniz, düşünceleriniz hakkında konuşun onlardan destek alın. Gerekirse sessiz bir ortamda gözlerinizi kapayarak yapacaklarınız hayal edin. Bunların sonunda bir ek iş yapmaya ne kadar kararlı olduğunuzu belirlemelisiniz.

Ek iş yapmaya iten konular

Öncelikle neden bir ek iş yapmaya ihtiyacınız olduğunu belirlemelisiniz. Ek iş denilince akla her zaman bunun amacının daha fazla para kazanmak olduğu gelmektedir. Genel olarak bu kavram doğru olsa da sizi ek iş yapmaya iten konular farklı olabilir.

Örneğin gündelik işinizden yeterince hoşlanmıyor olabilir ve buna ek olarak sevdiğiniz bir işle uğraşmak isteyebilirsiniz. Yada uzun vadede gündelik işinizi bırakıp ek işinizi tam zamanlı bir işe dönüştürerek geçimizini sağlyamak isteyebilirsiniz.

Amacınız her ne olursa olsun hedeflerinizin arasında para kazanmak olmalıdır.

Ek işinize zaman ayırmak

Ek iş yapmak için bazı ödünler vermeniz gerektiğinden yazımın girişinde bahsetmiştim. Bu ödünleri en aza indirmek için zamanınızı etkin kullanmalısınız.

Basitçe bir örnek üzerinden gitmek gerekirse, gündelik işinize normal koşullarda günde yaklaşık 10 saat ayırırsınız. 8 saatte uykuya ayırdığımızı varsayarsak geriye yaklaşık 6 saat kalıyor bununda yaklaşık bir saatini zorunlu ihtiyaçlara harcadığımızı düşünürsek geriye etkin olarak kullanabileceğiniz 5 saat kalmaktadır. Kişisel zamanınıza, ailenize, hobilerinize vs. harcadığınız zamanı optimum seviyelerde tutarak günde yaklaşık 3 saat etkin olarak ek işinize ayırabileceğinizi düşünebilirsiniz.

Buraya kadarki giriş bölümünde ek iş yapmaya ne kadar istekli olduğunuzu anlamaya çalıştık. Bunun amacı sizin genel olarak kabul görmüş iki gruptan hangisine ait olduğunuzu bulmaktı. Giriş bölümündeki düşüncelerinize göre aşağıdaki iki gruptan birinde yer alacaksınız.

1. Grup: Gündelik işini bırakmak istemeyen kararsızlar

Bu grupta yer alanlar ek iş fikrine yeterince bağlanamayarak gündelik işlerine dört elle sarılanlardır. Bu kişiler genelde başarısızlık endişesiyle gündelik işlerini ve her ay aldıkları maaşı riske etmek istemezler.

2. Grup: İş kurmak için belirli riskleri alabilenler

Bu grupta yer alanlar gündelik işlerini yaparken ek işlerine zaman ayırabilenlerdir. Belirli düzeyde performans düşüklüğünü göze alarak ek işlerinde başarı sağlamaya çalışırlar.

Kendinizi bu iki genel grubun hangisinde görüyorsanız görün yazımın devamında nasıl hareket etmeniz gerektiğinizi irdeleyeceğim. Yani eğer birinci grupta yer alıyorsanız ek iş yapamazsınız, yada ikinci gruptaysanız kesinlikle ek işinizde başarılı olacaksınız demiyorum. Sadece bu iki gruba göre farklı yol haritaları oluşturacağım. Belirli bir noktadan sonra ise her iki grup içinde ortak yapılması gerekenlerden bahsedeceğim.

1'inci Grup: Gündelik işini bırakmak istemeyen kararsızlar

Eğer kendinizi bu grupta hissediyorsanız;

İşinize dört elle sarılıyorsunuz, aynı zamanda yaptığınız işte zevk alabileceğiniz bazı noktalar buluyorsunuz. Ayrıca her ay sonu ödemeniz gereken faturalar, krediler ve bakmanız gereken bir aileniz var.

Hafta boyunca yorucu iş saatleri geçiyorsunuz, eve geldiğinizde kendinizi bitkin hissediyorsunuz, yemek pişirmeniz, çocuklarla ilgilenmeniz gerekiyor. Sonuç olarak hiç dinlenemiyorsunuz.

Ancak aklınızda çok iyi bir iş fikri var, daha fazla para kazanacağınızı düşünüyorsunuz, hatta bununla ilgili hayaller kuruyorsunuz. Aileniz ve sizin için yaşam kalitenizi arttıracak bir fırsat bu. Sevdiğiniz bir iş yapıyor olacaksınız, gündelik rutin hayatınıza bir son vereceğinizi hayal ediyorsunuz, kendi işinizin sahibi olacak, zamanınızı özgürce yönetebileceksiniz.

Yapacağınız ek iş için sabır gösteremiyorsunuz bir an önce başarı elde etmek istiyorsunuz ama aynı zamanda başarısız olacağınız boşa kürek çekeceğinizi düşünürek bir türlü adım atamıyorsunuz.

Peki ne yapmalısınız?

1. Yakın çevrenizle planlarınızı paylaşın

İlk yapmanız gereken yakın çevreniz özellikle ailenizle ek iş fikriniz hakkında konuşmak olmalıdır. Onlara bu iş firkinin sizi ne kadar heyecanlandırdığını anlatın.

Onlara faturalarınız kira veya kredi ödemelerinizin her hangi bir sekteye uğramayacağını, gündelik işinize devam ederek maaş alacağınızı anlatın. Aynı zamanda gündelik işinize özen göstereceğinizi işten çıkarılma vs. gibi risklerin söz konusu olmayacağını belirtin.

Ancak özellikle hafta sonlarında ek işinize zaman ayıracağınızı bilmelerini isteyin. Bu konuda özellikle ailenizle fikir birliğine varmanız çok önemlidir. Ek işinize ayıracağınız zamanın büyük bir kısmını onlarla geçirdiğiniz zamandan alıyor olacaksınız. Buna rıza göstermeleri gelecekte ek işinizde başarıya ulaşmanızda önemli bir etken olacaktır.

Bazen öyle zamanlar olacaktır ki başarıya ulaşmak için hafta sonunuzun tamamını ek işinize ayırmanız gerekebilir. Tabii bunun alternatifi yapılacak işlerin bir kısmını ücreti karşılığında başkalarına yaptırabilirsiniz.

Ailenizi ikna ederek onların desteğini almak, moral ve motivasyon açısından en önemli kriterlerden biridir. Eğer ailenizden destek alamıyorsanız, ek iş fikrinizi rafa kaldırmanızı öneririm.

2. Ortak bulmaya çalışın

Eğer ek iş fikiriniz için hali hazırda bir ortak bulduysanız yada arıyorsanız doğru yoldasınız. Burada söz edeceklerim özellikle ortak aramayanlar için.

Ek iş fikriniz bir kişinin yapabileceği kadar basit yada belli bir alanda bilgi gerektirdiğinden belkide başkalarıyla çalışmak istemediğinizden bir ortak ihtiyacı hissetmeyebilirsiniz. Bunları tamamen anlıyorum ancak neden yanlış veya eksik bir düşünce olduğunu anlatayım.

Yazımın başında bahsetmiştim zamanınız sınırlı, özellikle hafta sonları çalışmayı düşünüyorsanız gerçekçi olmak gerekirse tek başınıza ek işinize ancak 20 – 25 saat ayırabilirsiniz. Yapacağınız şeyin adı ek işte olsa bunun için önemli derecede bir zamana ihtiyacınız vardır.

Özellikle başlangıç noktasında yapılacak işleri belli düzende paylaşarak çalışma saatinizi iki katına çıkarabilirsiniz. Eğer ek işinizin belli kısımları uzmanlık gerektiriyorsa, zamanı etkin kullanarak işlerin daha kısa sürede bitmesini sağlayabilirsiniz.

Örneğin ek iş olarak örgü örme fikriniz var, özellikle bayanlar çok iyi bilir ki sürekli aynı örgü şeklinde örmek zamanla hızlanmanızı sağlar, başlangıçta 10 saat süren bir iş ilerleyen zamanlarda yarısına inerek 5 saatte tamamlanabilir.

Ayrıca ek işinizin tüketici olacağını düşünürsek emin olun işin bazı noktalarında motivasyonunuz düşecek ve pes etmek isteyeceksiniz. Bu gibi durumlarda birbirine destek olacak ortakların olması işinizi bekası açısından paradan çok daha önemlidir.

Unutmayın “Bir şeyin yarısı, hiç birşeyin tamamından daha iyidir.”

3. Belli işler için alt işverenler kullanın

Bu bir nevi ortak bulmak gibi düşünülebilir. Eğer belli seviyede maddi kaynağınız varsa işinizin belli bölümlerini birilerine para ödeyerek yaptırabilirsiniz.

Burada söylediğim işin tamamını başkalarına yaptırmak değil tam aksine sizin en çok zamanınızı alan yada çok uygun maliyetlerler ile yaptırabileceğiniz bölümlerden bahsediyorum.

Örnek vermek gerekirse evde hediyelik eşya üretiyorsunuz, bir saatte 50 TL değerinde ürün üretebiliyorsunuz. Ürettiğiniz ürünleri toptan sattığınızı ve bir satıcıya teslim etmeniz, bunun içinde 2 saat harcamanız gerektiğini varsayalım. Buna göre bu iki saat size 100 TL'na mal olmaktadır. Eğer teslimat işini bir başkasına örneğin 30TL'na yaptırabilirseniz, iki saatte 70 TL kar elde edersiniz.

Alt işverenlerinizi doğru seçin, ucuz olması sınırlı maddi kaynaklarınızı akıllı kullanın. Ancak ucuz olması için de kalitenizi sarsacak, işinizi sekteye uğratacak kişilerle çalışmayın.

Burada söylemek istediğim her işi kendiğiniz yapmak zorunda değilsiniz. İş planınızı gözden geçirin sınırlı zamanınızı en etkin şekilde kullanmanın yollarını arayın. İşin belli kısımları için para harcamaktan çekinmeyin. Bunların tamamı size para ve başarı olarak geri dönecektir.

4. Başarının zaman alacağını kabul edin

Sabırlı olun! Size burada anlattıklarımın hiçbirine anlam veremeyebilirsiniz, yada doğru olmadığını söylebilirsiniz ancak şuna inanın “hayatta değerli olan hiçbirşeyi kolay elde edemezsiniz.”

Kabul edin ek iş yapıyorsunuz, zamanınızın belli bir kısmını ayırıyorsunuz, elbette bazı hedeflerinizin gerçekleşmesi daha uzun sürecek. Tam zamanlı bir iş yaparak 1 senede ulaşacağınız noktalara, aynı işi ek iş olarak yaptığınızda 3 senede ulaşabilirsiniz.

Bu sizin başarısız olduğunuz yada yavaş olduğunuz anlamına gelmiyor, daha az risklerle hayatınızda değişiklik yapmaya çalışıyorsunuz. Dev adımlar yerine küçük sağlam adımlar atıyorsunuz. Eğer inancınız tamsa, hiç bir zaman pes etmeyin. Her ne yapıyor olursanız olun, adım atıyorsunuz, bu adımlar sizi geliştiriyor, ilerletiyor. Belli noktalara geldiğinizde gündelik işinizi bırakabilir, yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.

2'inci Grup: İş kurmak için belirli riskleri alabilenler

Eğer ikinci grupta olduğunuzu düşünüyorsanız;

Gündelik işinizin bir kısmını seviyor olsanız da, tamamından nefret ediyor olsanız da ne yapmak istediğiniz hakkında kararlısınız. Ek iş olarak başlayıp bir gün kendi işinizi kurmak yaşamınızdaki en büyük adım olacak ve sizi bundan alıkoyabilecek hiç birşey yok.

Gelecekte pişman olacağınızı bilerek bütün gün sevmediğiniz bir iş yapmaktansa, işinizden kovulup tüm zamanınızı bu yeni projenize adamayı tercih edersiniz.

Bu durumda genelde geliriniz daha düşüktür, tercih yapmak nispeten daha kolaydır. Hatta ek iş olarak başlamaktansa istifa ederek tüm gücünüzle kendi işinizi kurmaya atılabilirsiniz.

Gündelik işinize konsantre olmak her geçen gün daha da zorlaşıyor, ek işiniz yani yeni projeniz hakkında düşünmekten hayaller kurmaktan kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Her ne kadar işinize yoğunlaşmaya çalışsanız da, gün içerisinde ek işiniz için birşeyler yapmaya çalışıyorsunuz, kendinizi durduramıyorsunuz.

Daha da ötesi projenizi hayatınızı tamamen değiştirecek bir fırsat olarak görüyor, bir an önce başlamak için sabırsızlanıyorsunuz.

Peki nasıl başlamalısınız?

1. Günlük detaylı bir plan yapın

Herkesin gündelik işi ve yaşamı farklı olduğundan, bu konuda detaylı bir plan öneremiyorum. Ülkemizde günde 14- 15 saat çalışan emekçilerin olduğunu biliyorum. Bu yüzden mümkün olduğunca geniş anlamda herkese uyarlanabilir önerilerde bulunmaya çalışacağım.

• İşe herkesten önce gidin

Sabah erken kalkarak işe herkesten önce vardığınızda, dinç kafa ile sakin bir ortamda kendi işiniz ile ilgili yapacaklarınızı düşünebilir, planlayabilir hatta işlerin bir kısmını yapabilirsiniz.

• Öğle yemeğine daha az zaman harcayın

Eğer yapmak istediklerinizde tutkuluysanız, yazımın girişinde hayatınızda bazı şeylerden ödün vermeniz gerektiğinden bahsetmiştim. Bu yüzden bulabildiğiniz tüm zamanı etkin bir biçimde kullanmalısınız.

Öğle yemeğine herkesten önce, yada sonra çıkabilirsiniz. Gereksiz sohbetlere harcadığınız zamanı hayallerinizi gerçekleştirmek için kullanabilirsiniz. Etkin kullanacağınız bir öğle arası size neredeyse bir saat kazandıracaktır.

• Boş işlere zaman harcamayın

İnternette boş boş gezmeye yada iş arkadaşlarınızla boş sohbetler uzun çay molalarına bir son verin. Unutmayın artık bir amacınız var, bu amacınızın üzerine ne kadar giderseniz, hayalleriniz o kadar kısa zamanda gerçekleşecektir.

• Akşam erken çıkmaya özen gösterin

Gündelik işlerinizi kısa sürede bitirmenin yollarını arayın, zeki olun. Her ne olursa olsun akşam işten erken çıkmaya çalışın, işlerinizi zamanında bitirin.

Ülkemizde pek çok işletme fazla mesai nedir bilmeden uzun saatler çalışmanızı ister, hatta yükselme, terfi gibi durumlarda bunu göz önünde bulundurur.

Erken saatlerde işten çıkmak, özellikle yöneticileriniz olmakla birlikte tüm çalışma arkadaşlarınıza da kariyer basamaklarını tırmanmak gibi bir hedefiniz olmadığının göstergesi olacaktır.

Tüm bunlar bir seçim yaptığınız anlamına gelir. Bu da sizi bir sonraki noktaya getiriyor.

2. Hayır demeye hazır olun

Bir çoğumuz için hayır demek çok zordur. Ancak zamanınızın büyük bir kısmının ek işinize hiç bir katkısı olmayan şeylerle boşa geçtiğini anladığınızda, hayır demek kolaylaşacaktır.

Hayallerinizi gerçekleştirmek için adımlar atmaya başladığınızda aşağıdaki gibi pek çok durumda HAYIR demeye başlayacaksınız.

• Uzayıp giden çay molası tekliflerine hayır deyin,
• Tam işinize odaklandığınızda boş bir konuda sohbet etmek isteyen iş arkadaşınıza hayır deyin,
• İşlerinin bir kısmını size yüklemek isteyen çalışma arkadaşlarınıza hayır deyin,
• Sonu gelmeyen, boş konulardaki toplantılara hayır deyin,
• Neredeyse her gün geç çıkıp işleri yapmanızı isteyen yöneticinize yada patronunuza hayır deyin,
• Kariyer basamaklarını tırmanmak için zaman harcamaya hayır deyin,

Hemen hemen tüm şirketlerde gününü boş boş geçiren, hiç bir iş yapmadan akşam mesai bitimini bekleyen pek çok çalışan bulunmaktadır.

Ancak siz farklısınız, artık bir amacınız var ve buna göre hareket etmelisiniz. Akşama kadar zaman öldüren diğer çalışma arkadaşlarınız gibi biri olmayacaksınız. Yukarıda saydığım durumlarda hayır demeye başladığınızda ek işinize daha kolay odaklandığınızı, zamanı etkin kullandığınızı ve başarıya daha çok yaklaştığınızı göreceksiniz.

3. Her işi kabul etmeyi bırakın

Her iş yerinde sizden daha fazla iş yapmanızı bekleyen bir yönetici vardır. Size yapabileceğinizden daha fazlasını yükler. Göreviniz olmadığı halde farklı işlerle ilgilendiğinizi anlarsınız. Bu gibi durumlarda yukarıda bahsettiğim gibi hayır demek kolay olmayabilir. Ancak sizinle ilgisi olmayan, sizin göreviniz olmayan işleri delege edebilirsiniz.

Ek işinize zaman bulmak için sizden başka kişilerin de kolaylıkla yapabileceği işleri kabul etmemeye yada işin kontrolü sizdeyse delege etmeye çalışın.

Çalışma arkadaşlarınızdan gelebilecek yardım isteklerine minimum düzeyde cevap verin. Biliyorum kötü bir öneri gibi gözüküyor ama, iş yerlerinde yardım bahanesiyle işleri yaptıran kurnazların sayısı epey fazladır. Gerekirse bunları tespit edin, söylediğimi sadece bunlar üzerinde uygulayın.

Zeki olun, unutmayın sizin önceliğiniz kendi işinizi kurmak, buna odaklanın başkalarına yardım ederek şirketteki kariyer hedeflerinizi gerçekleştirmek gibi bir isteğiniz yok.

Kaba olmayın, kötü adam olmayın! Bunları söylerken abartılı bir şekilde davranmanızı tavsiye etmiyorum, yanlış anlaşılmasın. Nazik bir şekilde reddedin, yada zekice delege edin.

4. Uzaktan çalışma fırsatlarını değerlendirin

Ek iş yapma fikrinizi kafanıza koyduğunuz andan itibaren, tüm enerjinizi bu konuya yönlendirmeye çalışın. Bunun sağlayacak tüm fırsatları da gözünüzden kaçırmayın.

Ülkemizde uzaktan çalışma ne yazıkki yurt dışında olduğu kadar popüler değil, ancak yinede bazı işler evden yada uzaktan çalışabilmenize olanak sunmaktadır.

Bunu özellikle iş yerinde ek işine zaman ayıramayan kişiler için tavsiye ediyorum. Örneğin masası hemen patronunun yanında olan biriyseniz muhtemelen ek işinizle ilgilenme fırsatı bulamayacaksınız. Bunun yerine bazı işleri evden yada uzaktan yapabileceğiniz hale dönüştürebilirsiniz.

neden bizde hep komedi filmleri üretiliyor?

tokyo
Bizde komedi filmlerinin fazla olmasının en önemli nedeni bence Türk toplumunun bu tür filmleri talep etmesidir. Dünya film sektöründe komedi filmleri ailecek izlenebilecek bir tür olmasından dolayı yüksek talep görmektedir. Bunu sadece bizim ülkemize indirgemek yanlış olur. Bizde bunların fazla olmasında talep birinci sıradayken ikinci sırada ekonomik nedenler gelmektedir. Kazanç endişesi ile üretilen Türk filmleri ne yazık ki risk almak yerine garanti yolu tercih etmektedir. Bence sinemamız komedi alanında hiçte kötü değil. Çok iyi filmler çıkıyor ancak çok kötüleri olduğunu da eklemem gerek. Diğer taraftan sanırım en düşük bütçe ile yapılan film türü olduğundan da tercih ediliyor. Mümkün olduğunca az harcayıp çok kazanmak temelinde ortaya çıkıyor bu tür filmler.

Biz sinemada değil de dizi sektöründe iyiyiz bence. Özellikle İslam ülkeleri tarafından çoook beğeniliyor bizim diziler!

göz makyajı nasıl yapılır?

ipeko
Uygulayabileceğimiz makyaj bölümleri arasında en zor olanı göz makyajıdır. Doğru ve dengeli yapılmış göz makyajı, yapan kişiyi cazibeli ve çekici gösterir. Ancak göz makyajını yapmak kadar göz şekli ve cilt rengi de çok önemlidir. İri veya küçük gözlere, kalkık ve düşük kapaklı gözlere, düz, çekik veya kavisli gözlerin her birine uygulanacak makyaj tekniği farklı olmalıdır. Göz makyajında bilinmesi gereken püf nokta çok fazladır.

göz makyajı nasıl yapılır
İlk yapmanız gereken göz yapınızı incelemek. Gözlerinizi objektif bir şekilde incelerin ve göz tipinizi bilin. Gözlerinizi incelerken dikkat etmeniz gereken noktalar; düz ya da düşük mü, küçük veya büyük mü, ayrık veya birbirine yakın mı olduğu. Ancak bunları bildikten sonra kendi göz tipinize en güzel yakışan makyajı yapabilirsiniz.

göz makyajı nasıl yapılır
Göz makyajına başlamadan önce yapmanız gerekenler;

Göz çevrenizi güzelce temizleyip makyaja hazır hale getirin. Gözümüz çok kolay mikrop kapan v ekişinin yorgunluğu hemen belli eden bir organdır. Sonrasında ten renginizden bir ton açık kapatıcıyı süngeriniz ile göz çevrenize güzelce yedirin.

Doğru renk seçimi göz makyajınızın en önemli detayıdır; Göz makyajının rengi ten, göz ve saç rengi, giyilecek kıyafet ve aksesuar baz alınarak seçilmelidir.

göz makyajı nasıl yapılır
Gölgelendirme ile makyajınızı daha hacimli gösterin; Gölgelendirme işlemi olmadan yaptığımız makyaj tam anlamı ile başarılı sayılmaz. Gözlerimizin bize uygun tonda gölgelendirilmesi gözlerimizin daha iri ve dikkat çekici olmasını sağlar. Göz çevresine yapmış olduğumuz makyajın bir ya da iki ton koyusu gölgelendirme yapmak için uygun olur

Eyeliner ve göz kalemi; Eyelinerı dışarıya doğru çok uzatmadan sürün. Göz kaleminizi kullanırken de iç ve dış kısmına duruma göre daha farklı renk kullanarak uygulayabilirsiniz.

Rimel ile kirpiklerinizi uyandırın; Rimel bakışların daha derin ve çekici görünmesini sağlar. Bu sebeple her makyajınızın sonunda kirpiklerinizi kıvırıp üzerine rimel sürün. Birçok kişinin kirpik yoğunluğu ve uzunluğu konusunda sıkıntısı var. Bu kişiler içinde takma kirpik öneriyorum. Ancak kirpiklerinizin daha doğal görünmesini istiyorsanız, bir kökten 3 tane kirpik kılı çıkan tekli takma kirpik uygulayabilirsiniz.

internetten milli piyango bileti nasıl alınır?

mustafabilen
Evet internetten milli piyango bileti alabilirsiniz. Aşağıdaki web siteleri milli piayongo bileti satışı yapmaktadır. Siteler nasıl alınır konusunda da sizi yönlendirmektedir.

https://www.bilyoner.com/
https://www.nesine.com/
https://www.nimetabla.com/
https://www.oley.com/
https://www.tuttur.com/
https://www.birebin.com/

Bu sitelerden herhangi birinden milli piyango bileti satın alabilirsiniz. Milli piyango bileti satmak konusunda yetkili bu sitelerden gönül rahatlığıyla bilet alabilirsiniz. Her hangi bir sorun yaşamazsınız.

gazetelerin geleceği ne olacak?

sedaturkmen
Ben hala kağıt gazete okuyanlardanım ancak gazetelerin geleceği ne olacak diye düşündüğümde çok iç açıcı görünmüyor.

Nedenini bilmiyorum alışkanlık olabilir, gazetemi sayfaları çevirerek, kağıt kokusu ile birlikte okumaktan keyif alıyorum. Daha çok eski kafa tabir edilen kitlenin gazete okumaya devam edeceğini düşünüyorum.

Eskiden haber almak için akşam saat sekizi beklemek veya bir önceki günün haberlerini öğrenmek için gazete alınırdı. Artık bir olayı öğrenmek saniyeler sürüyor.

Özellikle söylediğiniz gibi internet ve sosyal medyanın gelişmesiyle birlikte herkes birer haber kaynağı haline geldi. Yazarlara, editörlere, muhabirlere, kameramanlara gerek kalmadı.

Yeni nesilin büyük bir çoğunluğu eminim gazete sayfalarına dokunmamıştır. Yıllar ilerledikçe kağıt gazetelerin yok olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

Gazetelerin geleceği ne olacak diye düşününce sadece internet siteleri ile devam edecekler ancak oradada büyük rekabet yaşanacak ve teker teker yok olacaklar.

Gazeteler bugün sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan kişiler olacaktır. Taraflı tarafsız haberler bu kişilerden alınacaktır.

Çok hoşuma gitmese de ben böyle düşünüyorum :(

asgari ücret ne kadar olmalı?

ibrahim
Asgari ücret tespit komisyonu 6 Aralık'ta bir kez toplandı. Bu toplandı da bahsettiğiniz gibi bir asgari ücretli çalışan da davet edildi. Haberlerde izlediğim kadarıyla güvenlik görevlisi olarak çalışan bir kadın asgari ücretli çalışanları masada temsil ediyordu.

Bir sonraki görüşme 13 Aralık perşembe günü yapılacak umarım tüm çalışanlar için hayırlısı olur. Tüm çalışanlar diyorum çünkü asgari ücrete yapılan zamlar özel sektörde çalışan diğer ücretliler için de bir parametre olarak kullanılıyor. Aslında belirlenecek bu ücret tüm çalışanları ilgilendiriyor.

Takip ettiğim kadarıyla toplantılara katılan Türk-iş 2019 yılı için 2.000 TL artı %25 enflasyon zammı talep ediyor. Bu da yaklaşık 2.500 TL gibi bir rakama denk geliyor. Bir büyük sendika Disk 2.800 TL olmasını istiyor.

Şimdi soruda işveren ve bugünkü ekonomik koşulları da göze alarak düşünceleri almak istemişsiniz. Zaten bunun dışında bir yaklaşımda bulunmak pek mümkün değil. Bunlar olmasa 10.000 TL olsun derdim. Ancak Türkiye'deki kriz bizim hayallerimizi dahi daraltıyor.

Ben kendi düşünceme geleyim. Ben hükumetin sendikaların istediği 2.500 - 2.800 TL rakamlarına yaklaşacağını pek düşünmüyorum. Bugün 2018 yılı için geçerli net asgari ücret 1.602 TL Ben bunun üzerin en en en fazla enflasyon oranı kadar bir zam yapılabileceğini düşünüyorum.

Enflasyondaki artışla birlikte yıl sonu tahminleri %23 - %27 aralığında dolayısıyla %25 civarında bir artış yapılacaktır. Yani kabaca hesapla vergi, sgk gibi kesintilerden sonra net asgari ücret en fazla 2.000 TL - 2.100 TL olacaktır.

Daha önce söylediğim gönül tabiki daha yükseğini ister ama olacak olan maksimum budur.

Son 10 yılda gerçekleşen enflasyon ve asgari ücrete yapılan zamları aşağıda paylaşıyorum.

asgari ücret ne kadar olmalı
Bu tabloya baktığımızda görünen o ki enflasyon oranında yapılacak bir zammı çalışanlar öpüp başına koyabilir.

Bir umut: Mart ayında yerel seçim yapılacak olması nedeniyle hükumet toplumda bir memnuniyet yaratmak adına bir refah düzenlemesi yapabilir. Bu da en fazla 50 - 100 lira civarında olabilir.

iç giyim alışverişinde tercih edilecek yer?

sedakaya
İç giyim alışverişi için genellikle mağazaları dolaşmayı tercih etsemde son zamanlarda avmlerin kapalı olmasından dolayı internetten alışveriş yapmaya başladım,

Bir trendyol bağımlısı olarak iç giyim iç çamaşırı alışverişinde trendyolu tercih ediyorum alışkın olduğum için sanırım daha kolay geliyor.
https://www.trendyol.com/kadin+ic-camasiri-takimlari

Biraz daha çeşitli olmasından dolayı pentiden de alışveriş yapılabilir, arkadaşlarımdan pentiden online alışveriş yapanlar oluyor.
https://www.penti.com/IcGiyim/kadin

kalp sağlığını korumak için neler yapmalıyız?

saglikliyasam
Kalp sağlığınızı korumak kendi elinizde, alışkanlıklarınızı gözden geçirip, basit ama önemli bir kaç tedbir alarak kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Yaz ayları geldi ve sıcaklar başladı. İnsan vücudu belli sıcaklığa dayanıklı olarak yaratılmıştır. Bu sıcaklığı dengede tutmak gerekir. Sıcak havalarda terlemek ısı kaybına neden olur ve bu sıcaklığın derecesini korumada etkilidir. Nemli bölgelerde terlemek zorlaşır ve bu durum biraz tehlikeye neden olur.

Terleme ile su ve vücudumuz için gerekli sodyum, potasyum gibi tuzları da kaybederiz. Böbreklerimiz kaybettiğimiz su ve tuzları vücutta tutmaya çalışır, damarlarımızı büzer, darlaştırır. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, İç hastalıklar ve kardiyoloji uzmanı Dr. Hayri Parlar yaşanan tüm bu etkilerin sonucunda dolaşıma ve kalbe daha çok yük bindiğine dikkat çekiyor. İşte cevaplanması gereken sorular…

Peki nasıl hareket edelim?

Sıcak hava ve terleme ile su ve tuz kaybettiğimizde kanın akışkanlığı azalır, yoğunluğu artar. Böylece kan daha kolay pıhtılaşır ve damar tıkanıklığı sonucu oluşan kalp krizi riski artar.

Yüksek tansiyonu, kalp yetersizliği, kalp damar tıkanıklığı ya da ritim bozukluğu olanlar bu nedenlerle sıcak havalardan en fazla etkilenebilecek hastalardır.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma hissi, bulantı, soğuk terleme gibi şikayetleri olan hastaların mutlaka acile ya da doktorlarına başvurması gerekir.

Daha çok yüksek tansiyon ve kalp yetersizliği olan hastaların kullandıkları idrar söktürücü özelliği olan ilaçlar vücuttan su ve tuz kaybına yol açarlar. Sıcak havalarda terleme ile de su ve tuz kaybettiğimizden bu ilaçlar tansiyon düşmelerine, aşırı sıvı kaybına, böbrek fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir. Bu ilaçları kullanan hastaların doktorları ile konuşarak doz ayarlaması yapmaları gerekebilir.

Yaz aylarında ağır yemeklerden, fazla yağ ve et tüketiminden uzak durulmalı, bol sıvı tüketilmesi atlamayın.

Alkol, sigara ve fazla çay, kahve tüketimine dikkat etmenin zamanı geldi!

Kalp hastaları sıcak saatlerde mümkün olduğunca az hareket etmeli, ev içi ya da gölge bir yerde bulunmalıdır. Dışarı çıkmak gerekiyorsa geniş kenarlı şapka takılmalı, açık renkli, ince, bol giysiler tercih edin…

yüz kırışıklıkları nasıl giderilir?

ipeko
Yüz kırışıklıkları için civan perçemi maskesini uygulayabilirsiniz. Çok duyulmayan ama iddialı bir maske!

Kırışıklık toplumun %80'inin sorunu bunu gidermek için kullanılan ilaçlar kremlerin fayda ettmediğini duydunuz mu? Bence duydunuz ama doğal kendi elinizle yaptığınız maskeler ve benzeri şeylerin faydalı olduğunu biliyor muydunuz? Civan perçemi maskesinden bahsederek bu sorulara cevap vermeye çalışayım.

yüz kırışıklıkları nasıl giderilir
Gerekli Malzemeler :

- Civan perçemi çiçeği
- Saf su
- Yarım fincan limon suyu
- Bir çorba kaşığı zeytinyağı
- Bir tatlı kaşığı süzülmüş bal
- Çırpılmış yumurta sarısı

Civan perçemi maskesi hazırlanışı:

Civan perçemi çiçeğini saf suda on dakika kaynatın ve daha sonra sıkılarak süzün. Bir fincan su soğutarak ezdiğiniz posayı, yarım fincan limon suyu, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir tatlı kaşığı süzülmüş bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile birlikte iyice karıştırılır.

Hazırlanan karışıma soğutulan bir fincan civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu eklenir. eklenen yulaf ununu elemeyi unutmayın.

Civan perçemi maskesinin faydaları:

Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini sağlayan civan perçemi maskesi, uygulamadan bir saat sonra yıkanır ve cilt gül suyu ile temizlenir.

dini düğün nasıl yapılır?

cevabiolmayanadam
Dini düğün'de her iki tarafında gelenekleri çok önemli bence. Zaten dini düğün dediğimiz şey imam nikahı ile başlar. İmam gelir dualar okunur, imam nikahı gereği erkek tarafı bir altın miktarı belirler ( eşine boşanırlarsa vermek kaydıyla) vs. Kadın tesettürlü bir gelinlik seçer .

etkili iletişim nedir?

bilgili
Etkili iletişim nedir veya etkili iletişim nasıl kurulur ile ilgili küçük bir hikayeden bahsetmek istiyorum. Sağlıklı iletişim kurmak tahmin ettiğinizden çok daha önemli bir kavramdır. Bunu iyi yapabilenler veya bu konuda bilgi ve tecrübe sahibi olanlar yaşamlarına pozitif etkiler kattığını çok rahat görebilirler.

Size bahsedeceğim hikaye bir Osmanlı Padişahı'nın yaşadığı bir olayla ilgili.

Padişah, bir gece rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü, yemek bile yiyemez hale geldiğini görür. Sıkıntı içinde uyanır. Vezirini çağırıp sarayın rüya tabircisinin hemen huzuruna getirilmesini buyurur. Uyku sersemi tabircibaşı yanına gelince, padişah düşünü anlatıp sorar:
“Tabircibaşı, bu rüya hayır mıdır, şer midir? Neye işarettir, hele bir söyle.”
Tabircibaşı biraz düşünür; sonra utana sıkıla:
“Şerdir, Padişahım” der.
“Uzun yaşayacaksınız; ama ne yazık ki, tüm yakınlarınızın gözlerinizin önünde birer birer ölüp sizi yapayalnız bıraktıklarını göreceksiniz.”
Bir an sessizlik olur; ardından padişah kükrer:
“Tez atın şunu zindana, felaket habercisi olmak neymiş öğrensin!”
Tabircibaşı, yaka paça götürülüp zindana atılır. Padişah bir başka tabircinin bulunmasını emreder. Huzura getirilen ikinci tabirciye de rüyasını anlatıp sorar:
“Hayır mıdır, şer midir?” der.
İkinci tabirci de önce biraz düşünür; ama sonra yüzü aydınlanır:
“Hayırdır, Padişahım!” der. “Bu rüya, tüm yakınlarınızdan daha uzun yaşayacağınızı gösterir. Daha nice seneler boyu ülkenizi yönetebileceksiniz.”
Padişah, ağzı kulaklarında buyurur: “Bu tabirciye iki kese altın verin!”
Başından sonuna durumu izleyenler, tabirciye sorar:
“Aslında sen de tabircibaşı da aynı şeyi söylediniz. Neden onu cezalandırdı da seni ödüllendirdi?”
Tabirci güler:
Elbette aynı şeyi söyledik; ama önemli olan, kimilerine ne söylediğin değil, nasıl söylediğindir.?

gotik makyaj nasıl yapılır?

ipeko
Gotik tarz, genelde çok sert, dikkat çekici gözükür. Gotik makyajı genelde özel günlerde ya da kıyafet balosu tarzı yerlerde kullanılır. Gerçekten cesaret isteyen bir makyaj örneği olduğu için günlük kullanımı çok yaygın değildir. Fakat bu tarza gönül vermiş kişiler saçından makyajına, aksesuara kadar gotik tarzı yansıtırlar.

gotik makyaj nasıl yapılır
Bilindiği üzere gotik makyajda en çok kullanılan renkler siyah ve bordodur. Kontrast yaratmak amaçlı beyaz renk de sıkça kullanılır. Gotik, bir tarz olarak saç ve makyaj olarak bir bütündür.

Gotik makyaja başlarken öncelikle bir fondöten ya da pudra yardımıyla yüzünüzü soluklaştırabilirsiniz. Pudra rengini genelde ten renginizden birkaç ton açık renk seçmelisiniz. Beyaz pudra, gotik tarz için en uygun pudra rengidir. Renginizi soluklaştırdıktan sonra, göz makyajına geçebilirsiniz. Göz kalemiyle birlikte gözaltından ve üstünden siyah bir çizgi çekin. Bunun ardından da gözaltındaki çizgiyi daha da kalınlaştırarak belirginleştirin. Göz kapağınızın üzerine koyu gri ya da far sürerek bakışlarınızı derinleştirebilirsiniz. Unutmayın ki farı ne kadar geniş sürerseniz makyaj o derece etkili olacaktır.

Daha sonra eyeliner çekebilirsiniz. Tek kuyruklu eyeliner uygulaması yapabileceğiniz gibi çift çizgili ya da farklı tonlarda eyeliner uygulamaları yapabilirsiniz. Göz makyajınız bittikten sonra sıra dudaklarda. Öncelikle dudaklarınızın sınırlarının belli olması adına bir dudak kalemi kullanabilirsiniz. Dudak kalemiyle dudaklarınızı belirginleştirdikten sonra da renkli ruj uygulamasına geçebilirsiniz. Ruj rengi hakkında sorunuz varsa gotik tarzına uygun siyah ya da bordo renklerini önerebiliriz.

Gotik makyaj nasıl yapılırla ilgili youtube'te bir derleme video izlemiştim. Onu buradan fikir vermesi amacıyla paylaşıyorum.

survivor 2020 kim kazanır?

uykusuz
Bence survivor 2020 kazanacak kişi kesin gönüllüler takımından olacak. Bu sezon ünlüler takımı sempati kazanamadı. Şampiyonu gönüllülerden olacağını düşünürsek, fanı olmasamda nedenini çok anlamasamda bence survivor 2020 şampiyonu Barış olacak. Bunda en büyük etkinin sezon başında Barış'ın ünlüler takımında dışlanmış olması ve oradan aldığı rüzgarın şampiyoluğa kadar süreceğini düşünüyorum.

ağaç diken arama motoru ecosia kullanan varmı?

netolog
Ecosia arama motorunu bundan bir kaç ay önce bende duymuş biraz araştırmıştım. Size katılıyorum güzel bir çıkış noktaları var. Ağaç diken bu güzel arama motoru hakkında bilgilerimi sizinle paylaşayım.

Dünya geliştikçe artan teknolojik ve çevreye zararlı icatlar çoğalıyor, bunun için birçok okulda, bölgede ve merkezlerde Dünya Günü'ne özel yapılan seminerlerde özellikle fabrikaların ve birçok teknolojik aletin doğayı ne kadar kirlettiği üzerinde duruluyor. Sadece evinizde oturarak ağaç dikebilir veya bu tür çevreci çalışmalara bağış yapabilirsiniz Ecosia adlı arama motoru bu konuda epey ileri derecede adımlar atmış.

Öncelikle Ecosia yeni çıkmış bir arama motoru değil ancak insanlar bu güne kadar bu arama motorunun pek farkında değildi. 2009'da Christian KROLL tarafından başlatılan proje, bugüne kadar gizli bir şekilde devam etse de bazı insanlar bunun farkında olduğu için 2014'de bu projeye "First German B Corp" ödülü verildi. Tekrar 2014'ün Kasım ayında ise yapılan aramalarla 1 milyon ağaç dikildi. Oldukça büyük bir rakam olan bu kadar ağacı sadece Ecosia sitesinde arama yapan ziyaretçilerden elde edilen gelir ile diken Ecosia ailesi özellikle Almanya'da yoğun bir şekilde kullanılıyor. Hatta Alexa verilerine göre bugün Almanya'da en çok ziyaret edilen 141. site. Aşağıda bugüne ait alexa verilerini paylaşıyorum.

Bu verilere göre Almaya'dan sonra en çok Fransa'da kullanılıyor. Fransa'da da en çok ziyaret edilen 142. web sitesi. Bunları Amerika, İngiltere ve İspanya takip ediyor.

ağaç diken arama motoru ecosia kullanan varmı
Buradan aslında anlamlı bir sonuç ortaya koyabiliriz. Buda bu ülkede yaşayan kullanıcıların sırf çevreye destek olmak amacıyla google, yandex yerine ecosia'yı kullanmalarıdır. Bu tür global web sitelerinde Türkiye'yi genelde sıralamada görürüz. Ancak verilerden bir çıkarım yapmak gerekirse bizde ne yazık ki çevre bilinci tam olarak oturmadığı ortaya konabilir.

Ecosia, oldukça gelişmiş bir platform olarak neredeyse Google'dan daha hızlı ve daha gelişmiş sonuçlar verirken, ayarlar bölmesinden istediğiniz ayarları değiştirebiliyorsunuz.

Ecosia'nın çalışma mantığı


Ecosia'da yapılan her aramadan yaklaşık 0.5 cent euro kazanan bu arama motoru bu parayı tıpkı google, yandex ve bing gibi aramalarınızın herhangi bir yerine birkaç adet reklamlı içerik ekleyerek elde ediyor. Bu parayı da ağaç dikmek için kullanıyor. İşte sitenin mantığını anlatmak için yapılan bir video:

Gördüğünüz gibi aramalarınızı sayarak "Tree Counter (Ağaç Sayıcısı)" mantığı ile çalışan sistemde yaptığınız bağışlarla veya aramalarla Dünya'nın kurak yerlerine birçok ağaç dikebiliyorlar.

Üstelik mobil platformlar içinde bulunan bu arama motorunun web sürümü ile birlikte mobil sürümlerini de kullanabilirsiniz.

Anroid versiyonu: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.ecosia.android&hl=tr
IOS versiyonu: https://itunes.apple.com/tr/app/ecosia/id670881887?mt=8

karanlık madde ve karanlık enerji nedir?

semihturk
Madde olarak adlandırdığımız şey şimdiye kadar öğrendiklerimiz kadarıyla yıldızlar , atomlar, ağaçlar, taşlar, galaksiler, gezegenler ve bizleriz. Madde olarak bildiğimiz şey sadece evrenin %5'ini açıklar. Evrenin geriye kalanının yaklaşık %25'i karanlık madde, %70'i ise karanlık enerjidir. Karanlık madde de karanlık enerji de görünmezdir. Bu bir bakıma tuhaftır, çünkü bu bilgi deneyimlediğimiz her şeyin, aslında gerçekliğin sadece küçük bir parçası olduğunu gösterir. Fakat daha da kötüsü karanlık madde ve karanlık enerji nedir, nasıl çalışır hiç bir ipucumuz yok. Buna rağmen varlıkları hakkında oldukça eminiz. Peki ne kadar biliyoruz?

karanlık madde ve karanlık enerji nedir
Karanlık madde, galaksileri oluşturan ve varlığını mümkün kılan şeydir. Evrenin günümüzdeki yapısına nasıl geldiğine dair hesaplar yaptığımızda sadece normal maddenin evreni oluşturmaya yetmediği açıkça görülmektedir. Görünen maddenin kütle çekimi, galaksiler ve karmaşık yapıları oluşturacak kadar güçlü değildir. Eğer evrenimiz bizim bildiğimiz maddeden oluşsaydı yıldızlar daha çok etrafa dağılmış olmalıydı. Galaksiler oluşmamalıydı. Bu yüzden biliyoruz ki galaksilerin içerisinde ve etrafında başka bir şeyler bulunmakta. Işık yaymayan ışığı yansıtmayan bir şey. Karanlık bir şey.

Varlığını anlayabilmenin ve hesaplayabilmenin yanı sıra karanlık maddeyi bir şekilde görebiliyoruz. Yüksek yoğunlukta karanlık maddeye sahip alanlar yanlarından geçen ışığı bükerler. Böylece biliriz ki orada kütle çekimle etkileşen bir şeyler bulunmakta.

Şu anda karanlık maddenin ne olduğundan ziyade daha çok ne olmadığı hakkında fikirlerimiz var. Biliyoruz ki karanlık madde sadece yıldızların olmadığı, normal maddelerden oluşan bir bulut değil; çünkü tespit edebileceğimiz parçalar yayardı. Karanlık madde anti madde de değildir. Çünkü anti madde normal bir madde ile etkileştiğinde eşsiz gama ışınları üretir. Ayrıca karanlık madde, çevresini şiddetli şekilde etkileyen çok yoğun nesneler olan kara deliklerden de oluşmamıştır.

Sonuçta anlıyoruz ki karanlık madde her yere dağılmıştır. Temel olarak sadece 3 şeyden eminiz:

1. Dışarıda bir şeyler var
2. Kütle çekim ile etkileşmekte
3. Oldukça fazla miktarda bulunmakta

Karanlık madde, ışıkla ve maddeyle bizim beklediğimiz yollarla etkileşmeyen muhtemelen karmaşık egzotik parçacıklardan meydana gelmiş bir şeydir. Fakat sadece şimdilik bilememekteyiz. Karanlık enerji de bir hayli tuhaf ve gizemlidir. Tespit edemiyoruz, göremiyoruz, ölçemiyoruz ve tadamıyoruz. Fakat etkilerini açıkça görebilmekteyiz.

1929 yılında Edward Hubble uzak galaksiler tarafından yayılan ışığın dalga boyunun uzayda seyahati boyunca elektromanyetik spekturumun kırmızı ucuna doğru nasıl kaydığını incelemiştir. Daha uzaktaki sönük galaksilerin daha büyük derecede, yakındaki galaksilerin ise daha az kırmızıya kayma gösterdiğini bulmuştur. Hubble, bunun evrenin kendisinin genişlemesinden dolayı olduğuna karar kıldı.

karanlık madde ve karanlık enerji nedir
Fotoğraf: Edward Hubble

Kırmızıya kayma gerçekleşir, çünkü ışığın dalgaboyu evren genişledikçe uzar. Daha güncel keşifler gösterir ki, evrenin genişlemesi gittikçe hız kazanmaktadır. Bundan önce, genişlemeye kütle çekimin sebebiyet verdiği, evrenin ya yavaşlayacak ya da geriye bile çekilip bir noktada kendi içine çökeceği düşünülüyordu.

Uzay genişledikçe özelliklerini değiştirmez. Sadece uzaydan hala bolca vardır. Yani uzay sürekli olarak her yerde oluşur. Galaksiler kütle çekim tarafından bir arada tutulan sıkı bağlı kümelerdir. Bu sebeple genişlemeyi günlük hayatta deneyimleyemeyiz. Fakat çevremizde her yerde onu görürüz. Evrenin her yerinde boş uzay olsa da, daha fazlası her saniye oluşmaktadır. Öyle görünüyor ki karanlık enerji boş uzaya içsel bir çeşit enerji. Bildiğimiz her şeyden güçlü olan ve zaman geçtikçe de güçlü olmayı sürdüren bir enerji. Evrendeki her şeyi birleştirsek dahi boş uzayın enerjisi daha fazladır. Karanlık enerjinin ne olabileceğine dair birden fazla fikrimizi var.

Bir fikre göre, karanlık enerji bir “şey” değildir. Sadece evrenin kendisinin bir özelliğidir. Boş uzay hiçlik demek değildir, kendi enerjisine sahiptir. Daha fazla alan üretebilir ve oldukça aktiftir. Yani evren genişledikçe boşlukları doldurmak için daha fazla uzay belirebilir ve bu da daha hızlı evren genişlemesine öncülük edebilir. Bu görüş Einstein'ın 1977'de kalan bir görüşüne kozmolojik bir sabit konseptine yakındır. Kütleçekim kuvvetine ters etki gösteren bir kuvvet yaklaşımı yani.

Tek mesele bu enerjinin miktarını hesaplamaya kalktığımızda sonuç çok yanlış ve çok tuhaf çıkmakta, bu da daha fazla kafa karıştırmaktadır.

Diğer bir fikir ise; boş evren kendiliğinden ve sürekli hiçliğinden oluşup hiçliğe dönüp kaybolan geçici, sanal parçacıklarla doludur. Bu parçacıklardan gelen enerji belki de karanlık enerjidir. Ya da belki de karanlık enerji bir çeşit bilinmeyen dinamik bir enerji akışı ya da alanıdır. Evrenimize sızan, fakat her nasılsa bu evrende normal enerji ve maddeye göre karşıt etkilere sahip olan bir enerjidir. Eğer varsa da, nasıl ve nerede olduğunu ya da nasıl tespit edileceğini bilmiyoruz.

Yani hala açıklanması gereken bir çok bir soru var. Karanlık madde ve enerji hakkındaki teorilerimiz hala birer teoriden ibaret. Bir yandan sinir bozucuyken, diğer yandan kendini heyecanlı kılan bir sınır bilim. Bu da her ne kadar her şeyden üstün olduğumuz düşünsek de hala uzayın küçük kırılgan bir adasında göğe bakıp acaba evren nasıl işliyor diye düşünen akıllı telefonlara sahip maymunlar olduğumuzu bize düşündürüyor. Öğrenecek daha çok şeyimiz var ve bu müthiş.

balayı planlaması nasıl yapılır önerileriniz nelerdir?

sedakaya
Düğün hazırlıklarının stresli ve yorucu yolculuğundan sonra evleneceğiniz hayat arkadaşınızla tatil planı yapmak sizi biraz da olsa dinlendirecektir.
Düğün tarihinden 6 ay önce erken rezervasyon yaptırarak, uygun fiyata kaliteli bir tatil yaşayın. Erken rezervasyon istediğiniz yer de ve istediğiniz konforda unutamayacağınız bir balayı yaşayın. Balayına giderken eşinizle gidilecek yer konusunda ortak karar alın. Beraber gideceğiniz yapacağınız etkinlikleri çılgınlıkları düşünerek birlikte hareket edin.

balayı planlaması nasıl yapılır önerileriniz nelerdir
Ülke sınırları içinde değil de ülke sınırları dışında balayına gitmek isteyen çiftler pasaport vize işlemlerine ağırlık verin. İşlemlerin uzun sürdüğünü düşünürsek hemen işlemlere başlamalısınız. Gideceğiniz ülkelerin gezilecek yerlerini, otelleri, yemek yiyebileceğiniz alanları ve macera ile keşfedeceğiniz yerleri iyi araştırın. Unutmayın bu sizin evleneceğiniz arkadaşınızla yapabileceğiniz en kutsal ve güzel bir zaman da yolculuk.

Geçmişe baktığınızda yüzünüzde oluşan o tatlı gülümseme ne güzel olacak. Bütçe planlama yapmanız gerekir. Uçak rezervasyonları, tatil köyleri, oteller size en uygun ve en kaliteli yeri belirleyin. Gideceğiniz yerin şehrin, ülkenin adanın ya da her neresi ise tarihi, deniz, mağaraları, iklimi her şeyini, her unsurunu en detay yerine göre iyi analiz edin. Kılavuz kendiniz olun ki sıkıntı yaşamayın. Seyahat danışmanları, turizm şirketlerinden bilgi alın. Yeni evli çift olarak geleceğinizi söylediğiniz de oteller, mutlaka size en güzel balayı süitlerini sunacaklardır. Evrak çantası yapmayı unutmayın. İyi bir fotoğraf makinesi almayı unutmayın. Masal gibi güzel bir balayı geçirmeniz dileğiyle….