confessions

simgekul

Okur  · 17 Temmuz 2018 Salı

  1. cevaplar16
  2. takipçi 7
  3. puan 1231

güler yüzlü olmanın faydaları ve zararları nelerdir?

simgekul
Güler yüzlü olmanın faydaları zararlarına göre çok daha fazladır. Önelikle güler yüzlü olmak karşımızdaki insanın takdirini kazanmamızı sağlar. Toplum içinde güler yüzlü olan insanlar çevrelerine pozitif enerji yayar. Herkes birbirlerine karşı hoşgörülü yaklaşarak sorunları aşabilecekleri düşüncesini yaratır. İletişimin kurulması insanların neşeli, güler yüzlü ve mutlu olmalarını sağlamaktadır.

Hayatımızın her alanında insanlarla karşı karşıya geliriz. Bakışlarımızın karşımızdaki kişiyi etkileyeceğini bilebiliriz. Somurtkan birisi hoş karşılanmadığı gibi söylediklerine de fazla güven gösterilmez.

Güler yüzlü sıcak kanlı olmak insanları kendisine çekerek sempati duymasını sağlar. İletişimin sağlıklı şekilde olması ve devamlılığı için gerekli olmaktadır. Evrensel olarak ortak dil olarak görülmektedir. Beden dilinin doğru kullanımı insanları etkilemek ve anlaşmakta önemlidir.

Güler yüzlü olmaya özen göstererek davranışlarımızı düzenlememizde mümkündür. İnsanlara karşı güler yüzlülük onların güvenini kazanarak iş yapmamıza olanak sağlar.

yükseklik korkusu nedir nasıl tedavi edilir?

simgekul
Fobi olarak nitelendirilen yükseklik korkusu gündelik yaşamı etkileyen en önemli korku türlerinden biridir. Sıkça karşılaşılan bir durum olan yükseklik korkusu günden güne artmaya devam etmektedir. Öncelikle yükseklik korkusundan kurtulmak istiyorsak yükseklik korkusunun ne demek olduğunun bilincine varmak gereklidir.

Yükseklik Korkusu Nedir?


Latince anlamı Akrofobi olan kelime yani yükseklik korkusu anlamına gelmektedir ve kişilerin yüksek binalarda veya hava taşıtı içerisinde içinin korku ile kaplanması denilebilir. Maalesef ülkemizde sık rastlanan bir rahatsızlık olmaya devam ediyor. Yukarıda bahsettiğim gibi sadece binaların yüksekliğinden değil ayrıca her hangi bir merdivenden yukarı katlara çıkarken de kişi korkabilir veya ürkebilir. Yükseklik korkusu araştırmalara göre gözün aşağıdaki mesafeyi tam olarak belirleyememesi ve bunun sonucunda beynin verdiği tepki üzerine oluşur.

Peki yükseklik korkusu nasıl geçer? Yükseklik korkusu tedavisi için bilinen 2 yöntem vardır. Bunların birincisi hipnoz yöntemidir ki işini bilen birisi kişinin yükseklik korkusunu yenebilir. Bir diğer yöntem ise NLP tekniklerini kullanarak kişinin yükseklik korkusunu yenmesine yardımcı olmaktır.

Yükseklik Korkusu Neden Oluşur?


Araştırmalar sonucu yükseklik korkusu nedeni, yüksekten düşen birini hayal etmek veya yüksekten düşmek gibi olumsuz durumların zihinde ve bilinçaltında oluşturduğu korku mekanizmalarıdır. Bu kötü anılar kişinin yüksek bir yere çıktığında canlanmasına sebep olur. NLP teknikleriyle kişinin yükseğe çıktığında kötü anıların akla getirilmemesi ile çözülür.

Yükseklik korkusu için en iyi doktorlardan biri Richard Bandler olduğu ve hastalarını NLP teknikleriyle tedavi ettiği bilinmektedir.

olumsuz düşüncelerden nasıl kurtulurum?

simgekul
Olumsuz düşünceler insan hayatını kötü yönde etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Psikolojiye merak salmamı sağlayan Jack Ensign Addington tarafından yazılan “%100 Düşünce Gücü” adlı bir kitap var. Bu kitabın ana fikri düşüncelerin hayatınızı olumlu yada olumsuz nasıl etkilediği yönündeydi. Bu kitabı okuyarak olumsuz düşüncelerden kurtulmak adına ilk adımı atmış olabilirsiniz.

Olumsuz düşüncelerden kurtulmak için yapabileceğiniz bazı küçük değişiklikler vardır. Bunlardan kısaca bahsedeyim. Gerek duyarsanız daha fazlasını araştırabilirsiniz.

Olumsuz Duygular


Olumsuz düşüncelerin ana kaynağı duygulardır. Öncelikle olumsuzluk yaratabilecek duygularınızdan uzaklaşmayı deneyin. Gerekirse bu duygular üzerinde daha az durun. Örnek vermek gerekirse aşk ve sevgi insandaki en yoğun yaşanan duygulardır. Eğer bu tür bir duygu yoğunluğu içindeyseniz bunu bir süre de olsa hayatınızdan uzaklaştırın.

Bakış Açısı


Sizi olumsuz düşünceye iten şey aslında konulara yaklaştığınız bakış açısı. Siz bir durumu farklı noktaları değerlendirerek olumsuz yönlerini görüyorsunuz. Aslında aynı olayın iyi yanları pozitif etkileri de vardır. Bakış açısını değiştirerek bunları görmeye başlayabilirsiniz. Bu kolay bir eylem değil, zaman alacaktır ama uzun vadede sizi olumlu düşünme yönünde geliştirecektir.

Aklınızdaki Boşluklar


Eğer kendinizi yeterince meşgul tutamıyorsanız, olumsuz düşüncelerin kafanızda yer bulmasına yardımcı olursunuz. Yaratıcı olun, hobi edinin, sosyalleşin, spor yapın. Aklınızı meşgul edecek her aktivite bu tür olumsuz düşüncelerden uzaklaşmanızı sağlayacaktır.

Olayları Zamanla Değerlendirme


Olayları değerlendirmek için acele etmeyin. Kendinize zaman verin. Olumsuz düşünceler üretmekten kendinizi alamadığınız bir durumu ele alın mesala buna anında aklınızda oluşan düşünceler ve bakış açısı nedeniyle olumsuz görüyor olabilirsiniz. Olayları değerlendirmek için bir ara veya zaman verirseniz emin olun aynı konuda daha pozitif düşüncelere sahip olabilirsiniz.

Kendinizi Test Edin


Bu bence en önemlisi, olumsuz düşüncelerden kurtulmak için attığınız adımları test edin. Gerekirse bu olayları, düşünceleri hatta yaşadıklarınızı not edin. Başarıya ulaştığınızda elde edeceğiniz her şey sizi olumlu düşünmeye itecektir. Olumlu düşünce sistemine sahip olmak insan hayatını tahmin edebileceğinizden daha fazla etkiler bunun tadını aldığınızda buna devam etmek isteyeceksiniz.

Tabi tüm bu saydıklarım için zamana ihtiyacınız olduğunu tekrar hatırlatırım. Hemen sonuç almayı beklemeyin sabır gösterin, her şey daha güzel olacak!

istemediğim düşüncelerden nasıl kurtulurum?

simgekul
Hepimizin hayatımızda istemediğimiz düşünceler vardır bu konuda yalnız değilsiniz merak etmeyin. Kafaya takarız, belki bazı insanları fazla düşünürüz. Örneğin; patronumuzla, arkadaşımızla, ailemizle yada öğretmenimizle kısacası insanlarla bir konuşma yaşadığımızda kafaya takar neden böyle demedim, şöyle deseydim gibi şeyler düşünürüz ve bu düşünceler kafamızda döner durur ve bunları engelleyemeyiz.


Peki bunun için ne yapmamız gerekiyor? Öncelikle şunları asla yapmamaya çalışın en azından deneyin;

1- Bastırmak
2- İtmek
3- Çekmek

Şimdi yapabileceğimiz tekniklere bakalım;

1- Düşüncelerinizi Yanınızda Taşımak


Yukarıda bahsettik düşünceyi itmeyeceğiz, çekmeyeceğiz ve bastırmayacağız. Çünkü bunları yaparsak onları asla durduramayız. Düşünceler kafamızı istila eder. Bunun yerine sizi rahatsız eden düşünceyi öncelikli olarak saptayın. Onları sanki yanınızda gezdirdiğiniz bir eşyanızmış gibi hissedin. Çanta, belki bir cüzdan, bir ruj aklınıza ne gelirse. Örneğin; onları çantanız olarak yada siz nasıl görmek ve hayal etmek isterseniz öyle hissederek yanınızda gezdirin onları kendi haline bırakın. Ama bu işe yaramazsa bu düşünceleri bir kağıda yazıp yada kağıda çizip yine yanınızda,cebinizde gezdirebilirsiniz.

2- Etiketleme Yada İsimlendirme


Aklınıza istemediğiniz bir düşünce geldiğinde mesela yeni tanıştığınız biriyle konuşunca kaygılanıp, acaba benim hakkımda ne düşündü, iticimiyim? Beni sevdi mi? Ya sevmediyse tarzı düşünceler gelir. Burada yapmanız gereken çok basit. O duygunuzu etiketleyin. O duygunuzu bu bir duygu diye isimlendirin. O duyguya bir isim kartı düşünün ve üzerine bu bir duygu diye yazın. Böyle yaparak düşüncenizi adlandırmış olacaksınız ve yeni düşünce üretimini durdurmuş olacaksınız.

Bunu şöyle bir örnek ile de açıklayabiliriz, biz korku filmi izlerken bunun aslında bir korku filmi olduğunu ve gerçek olmadığını biliyoruz. Bu yaşananların film sahnesi olduğunu biliyoruz ve bunu etkiletlendirmiş oluyoruz. Daha sonra filmi daha rahat izleyebiliyoruz. Düşüncelerde tıpkı bu filmler gibidir onlar aslında sadece illüzyondur...

3- Düşüncelerinizi İzlemek


Tıpkı etiketlemede yaptığınız gibi düşüncelerinizi yine isimlendirin ancak bu kez düşünceleriniz gözlerinizin önünden geçip gidiyormuş gibi düşünün. Kendinizi bir balkonda oturuyormuş gibi yada bir nehrin kenarında nehrin akışını ve manzarasını izliyormuş gibi hayal edin. Şimdi istemediğiniz o düşüncelerden biri sokağın başında gözüktü. Örneğin; kaygı. Siz balkonda oturuyor hiç bir şey yapmıyorsunuz sadece kaygı sokağın bir ucundan geliyor ve diğer ucundan gözden kayboluyor siz sadece seyircisiniz. Yada nehir üstünde gemi düşünün. Öfkeniz o nehrin üstünden bir gemi şeklinde geçiyor ve daha sonra nehirden aşağı gözden kayboluyor siz sadece ama sadece izleyicisiniz.

4- Kaydırak Benzetmesi


Kaydırak. Evet yanlış okumadınız kaydırak. Siz istemediğiniz o düşünceyi ne kadar engellemek isterseniz o adeta size yapışır ve farklı bir boyuta bile dönüşebilir. Yapacağınız en kolay şey o düşüncenizin size yapışmasını engellemek. Bunun için ilk önce o düşünceye kabul verin ve onu serbest bırakın. Bırakın o düşünce zihninizden aksın hatta kaydırakta kaysın. Böylece o düşünce aklınızdan tıpkı bir kaydıraktan kayar bir çocuk gibi gibi kayacak ve aklınızdan çıkacaktır.
Sevgilerle :)
1

kendini kötü hisseden biri ne yapmalı?

simgekul
Kendini kötü hissetmek tamamen kendinizi o durum içine sokmak isteği veya ihtiyacı ile bağlantılıdır. Bu durum kendinize ihanet olarak tanımlanabilecek ve değiştirilebilecek bir süreçtir. Yaşamınızda bir şeyleri, sevdiğiniz birini ya da değerli bir eşyayı kaybetmenin yasını çoğunuz zaman zaman yaşamışızdır. Böyle bir yastan daha derini kendi gerçekliğimize ihanet ettiğimizi fark etmektir. Bizler kendimize ihanet etmediğimizi kanıtlamakla meşgul oluruz. Bunun için de güç, zevk ya da bilgi biriktirip kendimize ihanet etmediğimizi iyi olduğumuzu kanıtlamaya çalışırız.

Kendimize ihanet etme üzüntüsünün üstesinden gelme yöntemlerinden biri onu dramatize etmektir. Diğer yöntem hüznü ve acıyı yüceltmektir. Sürekli yaşamından şikayet eden kişilere rastlarız. Bir diğer çok rastlanan yöntem ise üzüntüyü inkar etmek, onu görüş alanımızdan çıkarmak, kendimizi hissizleştirmektir. Neyi seçerseniz seçin üzüntü olduğu yerde kalır. Kendimize karşı içten olmadığımızı hala hissederiz.

Hepimiz kendi gerçeğimize sırtımızı dönmenin büyük acısıyla yüzleşme ve bu büyük üzüntüyü kabul etme yeteneğine sahibiz.

Üzüntü ile yüzleşmek yerine onun etrafında dans ederiz. Kendinize acıklı hikayeler anlatmak da kaçış yoludur. İçinizdeki üzüntü, acı boşluğunu doldurmak amacıyla kaybetme duygusunun üzerine faaliyetler, oyalayıcı şeyler, bağımlılıklarla ya da amaçlarla nasıl örttüğünüzü görmek de önemlidir.

Genelde insanlar "bu neden beni yine rahatsız ediyor". Bir yanda mutluluk varken diğer yanda acı var diye sorgular. Bu yanlar zihnin kutuplarıdır.

Yakın aile ilişkilerinde doğaları gereği sıklıkla incinme deneyimlenir. İncinme dünyanın sonu değildir, ama incinme incitir. Çoğu kişi bedenlerinin incinmesinden duygularının incinmesinden korkarlar. İncinme duygusundan kaçmak için harcadığınız enerjiyi hissediyor musunuz? İncinmeden kaçınma yollarınızı gözden geçirin. Zihninizin hangi alışkanlıklarını bunun için kullanıyorsunuz? Tekrarlanan kalıpları görmeyi ve kaçışınız için ödediğiniz bedeli kaçış için harcadığınız gerekli zaman ve enerjiyi deneyimlemeye gönüllü olun ve incinmişliklerinizi ortaya çıkarın.

Bir liste yaparak incindikleriniz kişiler mi, olaylar mı bunları listeleyin. Listelediğiniz kişiler aynı mı? Aynı tür olaylara mı incindiniz? Bunları düşünün, ifade edemediğiniz incinmişlikler size neye mal oluyor onu da hesaplayın…